Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15580 E. 2011/1149 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15580
KARAR NO : 2011/1149
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Beldesi, … mevkiindeki maliki ve zilyedi olduğu taşınmazın orman olmadığı halde, yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alınma işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, orman sınırı dışına çıkarılması ve adına tescil edilmesi istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmış,dava görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen KABULÜNE kısmen REDDİNE, davaya konu … Beldesi, … mevkiindeki bilirkişi krokisinde (T) ile gösterilen 8758,157 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına, (A) ile gösterilen taşınmazın orman sınırı içinde bırakılmasına karar verilmiş hüküm davalı … YÖNETİMİ vekili tarafından (T) ile işaretli bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk kez yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 25/08/2008 tarihinde ilan edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davacı gerçek kişinin davası kabul edilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki; Yapılan incelemede, Genel arazi kadastro çalışmasının 766 sayılı yasa hükümlerine göre 1976 yılında yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın bitişikteki devlet ormanları ile birlikte tespit harici bırakıldığı gözlenmiş olup,kadastro sırasında orman niteliğindeki yerler hakkında ne gibi işlem yapılaması gerektiğini gösteren 198 sayılı genelge uyarınca ne gibi işlem yapıldığı araştırılmamıştır.Yine, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı “ …. hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebileceklerinin “ belirtildiği, yasa metninde geçen “hak sahibi” yada “sahiplik” kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklandığı, herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan davacı zilyetliğinin korunmaya değer, yasada ve yönetmelikte öngörülen “hak sahibi” olma ve dolayısıyla davacı kişiye orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı verip vermeyeceği hususu araştırılmamıştır
Bu nedenle; mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1976 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmasında orman niteliğindeki yerler hakkında ne gibi işlem yapılaması gerektiğini gösteren o tarihte yürürlükte bulunan 228 sayılı genelge hükümlerine göre yapılan işleme ilişkin belge ve tutanaklar Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmeli; keza, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.
maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı “ …. hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebileceklerinin “ belirtildiği, yasa metninde geçen “hak sahibi” yada “sahiplik” kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklandığı, herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan davacı zilyetliğinin korunmaya değer, yasada ve yönetmelikte öngörülen “hak sahibi” olma ve dolayısıyla davacı kişiye orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı verip vermeyeceği gözönünde bulundurularak araştırma yapılmalıdır.
Mahkemece değinilen yönler gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.