YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1976
KARAR NO : 2010/12052
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Alparslan Solakoğlu vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak yer aldığını, davalı şirketin kredinin teminatını oluşturmak üzere adına kayıtlı taşınmaz üzerinde banka yararına ipotek tesis ettiğini, kredi borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilinin kefil sıfatıyla bankaya ödemede bulunarak ipoteğe halef olduğunu, bu halefiyet uyarınca davalı şirket ile ipotekli, taşınmazı satın alan diğer davalı …’na ihtarname tebliğ edilmiş ise de, ödeme yapılmadığını, aleyhlerine başlatılan takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleriyle davanın reddi gerektiğini savunmuşlar ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı kefilin dava dışı bankaya yaptığı 69.734.64 TL’lik ödemeyle onun haklarına halef olduğu ve bu hakkını ipotekli taşınmazı davalı şirketten satın alan diğer davalıya karşı da ileri sürebileceği gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanan davanın kısmen kabulüne, davalıların 69.734.64 TL asıl alacak tutarına yönelik itirazlarının iptaliyle bu tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2.bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan tutarın %40’ına tekabül eden 27.893.85 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 887.maddesinde “ipotekli taşınmazın maliki borcundan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır” denmektedir.
Somut olayda ipotekli taşınmazın yeni maliki davalı …’nun adresine çıkarıtlan muacceliyet ihtarnamesinin tebliğ edilemeden aleyhine takibe girişilmesi belirtilen yasa hükmüne aykırıdır. Bu nedenle mahkemece anılan yasal zorunluluğa uyulmaksızın yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davalının diğer ve davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.