Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10760 E. 2022/4188 K. 26.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10760
KARAR NO : 2022/4188
KARAR TARİHİ : 26.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 26/05/2022 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı … vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
I. DAVA
Davacı, 73 yaşında olduğunu, dava dışı kızı … aracılığıyla tanıştığı dava dışı …’ın, kızını Belediyede kadrolu işe aldıracağı vaadi ile 100.000,00 TL parasını aldığını, kendisini de farklı işlerinin olduğunu söyleyerek Tapu Müdürlüğüne götürüp yaşlılığından, kulaklarının da az duymasından, hulus ve saffetinden yararlanarak 981, 994 ve 4824 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarını kim olduğunu bilmediği davalıya satış suretiyle devrettirdiğini, bu durumun sonradan farkına vardığını, bedel ödenmediğini, Veysel ve davalı hakkında şikayette de bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava dışı Veysel ile bir bağlantısının olmadığını, taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının taşınmazların akitte gösterilen bedelini davacıya ödediğine dair yemin ettiği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle, yemin delilinin icrasına gerek dahi olmadan iddianın ispatlandığını, davalının 3 adet taşınmazı tapudaki rayiç bedeller toplamı olan 74.770,00 TL’ye aldığı hususunda yemin ettiğini, keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda 3 adet taşınmazın değerinin dava tarihi itibariyle 451.490,00 TL olduğunun tespit edildiğini, taşınmazların gerçek değerinin % 16’sına tekabül eden değer ile satın alınmış olması halinde bunun aşırı yararlanma olduğunu, gabinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle işlemin iptali gerektiğini, davacının bankada parası bulunduğunu, taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, davalının ev hanımı olması ve bedeli ödediğine ilişkin bir delil bulunmaması nedeniyle taşınmazların bedelsiz devredildiğinin kabulü gerektiğini, davalının; davacının kızını devlet dairelerinde işe aldıracağını söyleyerek aldattığını, davalının cevap dilekçesiyle, … ve oğlu … ile birlikte taşınmazları gördüğünü beyan ettiğini, …’nun tanık olarak vermiş olduğu ifadesinde, taşınmazları … ve davalının oğlu … ile gidip gördüklerini beyan ettiğini, davalının yemini eda ederken taşınmazları oğlu … …ile birlikte gidip gördüğünü beyan ettiğini, bu üç beyanın birbiriyle çelişkili olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davalının taşınmazların tapuda gösterilen bedelini davacıya ödediğine dair yemin ettiği, yemin delilinin eda edilmesi sonucunda davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairece; “… yemin davayı sona erdiren kesin delillerdendir, ne var ki, somut olayda taşınmaz bedelini ödediğini iddia eden davalının taşınmazların bedelini ödediğine ilişkin yemin deliline dayanması halinde bu bedelin alınıp alınmadığı yönünde davacıya yemin teklif edilebileceği, davalı tarafından yemin deliline dayanılmadığı, davacının yemin delili yanlış değerlendirilmek suretiyle bedeli ödediğine ilişkin davalıya yemin teklifinin usule uygun olmadığı anlaşılmakla; davacı tanıklarının beyanları, davacının taşınmazlarını satmayı gerektirecek bir durumunun bulunmaması, taşınmazların satış tarihindeki keşfen saptanan toplam bedelleri 451.490,00 TL olmasına karşın akitte toplam 74.470,00 TL olarak gösterilmesi, davalının eldeki dava ile soruşturma dosyasındaki Savcılık ifadesinde satış bedeline ilişkin çelişkili beyanları, davaya konu 4824 ada 6 parsel sayılı taşınmazda halen davacı ve ailesi oturuyor olmasına rağmen, davalı tarafından davacıya herhangi bir ihtar çekilmemesi veya davacının uyarılmaması hususları hayatın olağan akışı ile birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazların hile ile davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ..’’ gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince; bozma ilamındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava dışı …’a damadı gözüyle baktığı için …’ın talep ettiği paraları temin ederek kendisine verdiğini, bu hususun davacının şikayet dilekçesi ve takipsizlik kararında açıkça yer aldığını, dava konusu taşınmazların da para temini için iradi olarak devredildiğini, davalının davacıyı kandırmaya, dolandırmaya yönelik herhangi bir hareketi olduğuna dair veya davalının … ile birlikte hareket ederek davacıyı kandırdığına dair herhangi bir delilin bulunmadığını, yemin metninde taşınmaz satış değeri 74.470,00 TL belirlendiği için yeminin bu şekilde eda edildiğini, davalının taşınmazları toplam 180.000,00 TL bedelle aldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
6.3. Değerlendirme
Hükmüne uyulan (V/2) no.lu paragrafta belirtilen bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (V/3) no.lu paragrafta yer verildiği şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 23.328,22TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.