Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13849 E. 2011/348 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13849
KARAR NO : 2011/348
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-…

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 03.04.2007 günlü dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği, … Köyünde bulunan 2-3 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, 1967 yılında yapılan genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığı, daha sonra kendisi tarafından emek ve para sarf edilerek imar ihya edilip 20 yıldan fazla süreyle tarım alanı olarak malik sıfatıyla zilyet edildiği, taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, fen bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 10.06.2008 tarihli raporda kırmızı renkle gösterilen toplam 2184,45 m2 yüzölümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1971 yılında yapılıp, 05.07.1971 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiştir. Daha sonra 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 1992 yılında yapılmış, 12.05.1992 ila 13.11.1992 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Ulukapı Köyünde genel arazi kadastrosu işlemi 1967 yılında yapılmış ve sonuçları 03.03.1967 ila 01.04.1967 tarihinde ilan edildikten sonra kesinleşmiştir.Bu çalışmada çekişmeli yer çalılık ve taşlık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile eski tarihli memleket haritası, amanejman ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla davaya konu taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edine koşullarlının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de;
Çekişmeli taşınmazın yörede 1967 yılında yapılan arazi kadastrosunda çalılık ve taşlık olarak tapulama dışı bırakıldığı ve taşınmaz devlet ormanına sınır olduğu, bu nedenle imar ihya edilmeden tarı alanı olarak zilyet edilecek yerlerden olamayacağı halde, imar ihya olgusu üzerinde durulmamış, imar ihya edilip edilmediği, edildi ise bittiği tarih, kimin tarafından, ne kadar süreyle ve ne şekilde zilyet edildiği, teknik bilirkişi raporları ve somut olaylara dayalı yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile ispatlanmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle çekişmeli parselin bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile bu çalışmalarda kullanılan hava fotoğrafları,
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin dava tarihine en yakın tarihte çekilen hava fotoğrafları,
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1/5000 ölçekli Nazım imar planı ve uygulama planlarının yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise buna ilişkin imar ve uygulama haritaları, imar işlerinde kullanılan şehir fotoğrafları, hava fotoğrafları getirtilip dosya keşfe hazırlanmalı,
-2-
2010/13849-2011/348

Daha sonra önceki bilirkişiler dışında 1 jeoloji, 1 orman, 1 ziraat uzmanı, bir harita mühendisi ve bir fen bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritaları, getirtilen imar planları, hava fotoğrafları çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, eski tarihli harita ve fotoğraflarda taşınmazın öncesinin ne şekilde nitelendirildiği, imar planında ne işlem yapıldığı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumu saptanmalı, taşınmazın çeşitli yerlerinde çukurlar kazanılarak, alınacak numuneler incelenip, taşınmazın bitki örtüsü, eğimi, bitki örtüsü ve çevresi incelenip kıyaslanmalı, eğim memleket haritalarındaki münhaniler yardımıyla ve teknik eğim ölçer aletler yardımıyla ölçülüp taşınmazın her bir bölümü için ayrı ayrı belirlenmeli, bilirkişilere bilimsel verileri içeren, çekişmeli taşınmazın imar planındaki konumunu, en az 5-10 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına irtibatlandırılarak gösterileceği krokili rapor düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın eski ve yeni tarihli memleket haritaları, hava fotoğraları ve amenajman planlarındaki konumunu rapora eklenecek belgeler üzerinde ayrı renkli kalemlerle işaretli krokiler istenmeli,
Yapılan araştırma sonunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, Bu kez, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri, tevzii krokileri ve haritaları ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak alınana numuneler de incelettirilerek, taşınmazın incelenen bu belgelerde ne şekilde nitelendiği, imar-ihya edilip edilmediği, edildi ise tarihi, zilyetliğin hangi tarihte başladığı, ne kadar süreyle zilyet edildiği, kullanım şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların nazım veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),

-3-
2010/13849-2011/348

4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
ı) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,

-4-
2010/13849-2011/348

b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.01.2011 günü oybirliği ile karar verildi.