YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/563
KARAR NO : 2012/6353
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … köyü hudutları içinde bulunan, … köyü 477 parselle bütün halde kullanılan 8 dönüm yüzölçümündeki zilyetliğindeki taşınmazın, yörede ilk kez yapılan 18/08/2008 ilâ 18/02/2009 tarihli arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman sınırları dışında olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece taşınmazın orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 18.02.2009 tarihinde kesinleşmiş, dava ise, 29.04.2010 tarihinde açılmıştır. Dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince, “…Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerinde dava açılabilir. Bu süre, hak düşürücü süredir.” hükmü gereğince, dava 6 aylık askı ilan süresi içinde açılmadığından, davaya bakma görevi, kadastro mahkemesine ait olmayıp, genel mahkemelere aittir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup; temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, mahkemece yapılacak iş; askı ilan süresi içinde orman sınırlamasına karşı açılmış bir dava olmadığı için, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülerek, görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince zilyetliğe dayalı olarak ancak 6 aylık askı ilan süresi içinde dava açılabileceği, 10 yıllık süre içinde dava açılamayacağı hükmü getirilmiş ise de, bu husus, genel mahkemenin görevine girdiğinden, yargılama sırasında genel mahkeme tarafından takdir edilecektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.