Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13041 E. 2013/4425 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13041
KARAR NO : 2013/4425
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı – davalı … Yekbaş ile davalı – davacı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında …Köyü, 430 ada 30, 432 ada 3 ve 5 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 4206,71 m², 16646,60 m², 15710,70 m² ve 3469,51 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan 430 ada 30 parsel ham toprak, 432 ada 48 parsel beyanlar hanesine “parsel içerisindeki 19, 20 ve 21 nolu çınar ağaçları anıt ağaçtır” şerhi verilerek su kaynağı niteliğiyle davalı-birleşen dosyalar davacısı Hazine adına, 432 ada 3 ve 5 parseller ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı-birleşen dosyalar davalısı Arif … adına tespit edilmişlerdir.
Davacı … … vekili, 17.10.2006 tarihli dilekçesiyle tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak …Köyü, 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Hazine ise, 18.10.2006 tarihli dilekçeleriyle dava konusu …Köyü, 432 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden oldukları iddiasıyla taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle her bir parsel yönünden ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, mülga 1086 sayılı H.U.M.K’nun 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davaların kısmen kabulüne ve dava konusu …Köyü, 430 ada 30, 432 ada 3, 5 ve 48 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 432 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 28.03.2012 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (A2) ile gösterilen sırasıyla 4710,18 m² ve 736,44 m² yüzölçümündeki bölümleri ile 432 ada 5 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (A) ile gösterilen 4854,09 m² yüzölçümündeki bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, 432 ada 3 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (B) ile gösterilen 11199,98 m² yüzölçümündeki bölümü ile, 432 ada 5 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (B1) ve (B2) ile gösterilen sırasıyla 7376,55 m² ve 3480,06 m² yüzölçümündeki bölümlerin ise davacı-davalı … adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı … … ile davalı-davacı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 432 ada 3 parselin krokide (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasında orman sayılan yerlerden olması, 432 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 432 ada 5 parsel sayılı taşınmazın krokide (B1) ve (B2) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve orman sayılmayan bölümler yönünden adına tescil kararı verilen kişi davacı-davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığına göre, davacı-davalı … … ile davalı-davacı Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Somut olayda, 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı gerçek kişinin, 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazların adına tescili istemiyle açtığı dava, her iki parsel yönünden de reddedildiğine ve Hazine veya Orman Yönetimi tarafından bu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan bir dava da olmadığına göre, redde konu bu taşınmazların kadastro tesbiti gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, H.M.K.’nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde re’sen alınan kararla orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının (C) bendinin alt (1 ve 2) bentleri hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “C-Dava konusu, … İli, … İlçesi, …Köyü, 430 ada 30 ve 432 ada 48 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün (6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla) HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.