Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4786 E. 2010/11669 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4786
KARAR NO : 2010/11669
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili müvekkilinin davalı hakkında Kulu İcra Müdürlüğünün 2009/83 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile takibe giriştiğini ve bu takipte davalının borcu kabul ettiğini; bu takibin, dayanak bonoda keşide yeri olmaması nedeniyle iptali için İcra Mahkemesi’nde şikâyet konusu edilmesi üzerine hakların saklı tutulması suretiyle takibin geri alındığını;
Bu kez aynı müdürlüğün 2009/123 sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takibe girişildiğini ve borçlunun itirazı ile takibin durduğunu; oysa davalının borcu kabul ve imzayı ikrar ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dinlenen tanık beyanlarına göre unsuru eksik kambiyo senetlerinin yazılı delil başlangıcı sayılacağı, alacağının varlığını ispat yükü altındaki davacı tarafından gösterilen tanığın alt ilişkiyi bilmediği, buna karşın davalı tanıklarının belgenin teminat amacıyla verildiğini beyan ettikleri, boşlukların da sonradan doldurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı kılınan belge, keşide yeri olmadığından bono vasfında değilse de, muayyen bir meblağın ödenmesi taahhüdünü içerdiği ve imzası da inkâr edilmediği için adi senet sayılır. Belgenin yazılı delil başlangıcı sayılması suretiyle tanık dinlenmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 290 ıncı maddesine aykırıdır. Diğer taraftan davalının geri alınan takipte borcu kabul ettiğinin gözden kaçırılması da isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.