Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1647 E. 2012/9230 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1647
KARAR NO : 2012/9230
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü, 101 ada 66 parsel sayılı 3221,77 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve beyanlar hanesinde 1. derecede doğal sit alanı içerisinde kalmakta olup, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olduğu şerh verilerek davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE ve dava konusu parselin kadastro tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tapuya tesciline, beyanlar hanesine taşınmazın 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olduğunun şerhine karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 02.06.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 3302 sayılı Yasaya göre 01.02.2001 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 2008 yılında 4999 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 9. maddesine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmaz, çevresi ile birlikte 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde bulunmadığı, ancak hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi ile fotoğraflardan taşlık ve kayalık yerlerden olduğu anlaşılması nedeniyle, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluşmadığı ve taşınmazın niteliği hususunda da davacı Hazinenin bir temyizinin bulunmadığı anlaşıldığından, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 4, 5 ve 6 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 4 numaralı bent olarak ” 4- 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A maddesi ile
2012/1647 – 9230
geçici 11. maddesine göre; davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı Yasa hükmü gereğince davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılarak ve sonra gelen bendlerin takip eden numara ile devamı suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı …’den onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.