Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11363 E. 2013/1583 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11363
KARAR NO : 2013/1583
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde … Beldesindeki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki yeri 50 yılı aşkındır nizasız ve fasılasız tasarruf ettiğini, ancak kadastro çalışmasında taşınmazın orman niteliği ile tespit edildiğini iddia ederek, tesbitin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacıya, 24.10.2011 tarihli duruşmada, tüm delillerini bildirmesi için ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, bu ihtara rağmen davacının duruşmaya gelmediği ve eksiklikleri tamamlamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına ve 101 ada 1 parsel içerisinde bulunan … ile çevrili taşınmaz ile … taşınmazları ile çevrili taşınmazın tesbit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece; verilen süre içinde davacı tarafın, dava sebep ve delillerini bildirmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına ve dava konusu edilen bölümün tesbit gibi tesciline karar verilmiş ise de, bu konudaki değerlendirme kanuna uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kanunun 28/2 maddesinde “Davacı gerçek ve tüzel kişiler dava sebep ve delillerini dilekçelerinde bildirmek zorundadırlar. Dilekçede bu husus bildirilmemiş ise, hâkim, gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ eder. Davacı, ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmez ise, hâkim, davanın açılmamış sayılmasına ve tesbit gibi tesciline karar verir.” denilmektedir.
Aynı Kanunun 28/ı maddesinde de, duruşma gününün taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği açıklanmıştır. Dosyada yer alan tebliğ belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davacı …’a delillerini bildirmesi için 7201 sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesine göre yapılan tebligatın aynı konutta oturan ibaresi yazılmadan … isimli şahısa tebliğ edildiği, bu durumda, Tebligat Kanununun 16. maddesine göre yapılmış geçerli bir tebligatın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacıya 3402 sayılı Kanunun 28/2. maddesinde açıklandığı şekildeki davetiyenin Tebliğat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi, bundan sonra bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mahkemece dava konusu edilen 101 ada 1 sayılı taşınmazın tamamının tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken bu parsel içinde bulunan dava konusu edilen bölümün tesbit gibi tesciline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.