YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4824
KARAR NO : 2012/12651
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar asıl ve birleşen dosyadaki dava dilekçeleriyle;…Köyü’nde bulunan 60.000 m² yüzölçümündeki taşınmazlarına ait tapunun… Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/4 – 1989/113 sayılı tescil kararıyla oluşmasına rağmen bölgede 1998 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarılmasının hatalı olduğunu belirterek yapılan işlemin iptali ile tapunun adlarına aidiyetine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece; davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/17826-19958 sayılı 30.12.2009 günlü kararında özetle: “Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/4 – 1989/113 sayılı 30.03.1990 tarihinde kesinleşen tescil kararında hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın % 2 – 5 eğimli, üzerinde kavak ağaçları olan, orman ağacı ve bakiyesi bulunmayan tarım arazisi olarak kullanıldığı, 21.12.1988 tarihli tescil krokisine göre 60.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın Kuzey ve Batısının; Orman, Doğusunun; …tarlası, Güney doğusunun; M. … Açıkel ev ve bahçesi olduğu, Güney sınırının; …i’ne dayandığı belirlendiği halde, …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/267 esas sayılı dava dosyasına sunulan 27.03.2009 tarihli orman bilirkişi, 10.03.2009 tarihli ziraatçi bilirkişi raporlarında ise eğiminin % 5 – 8 arasında değiştiği, üzerinde 200 yaşında 1 adet meşe ağacı, 5 – 20 yaşlarında münferit çam ağaçları, meşe sürgünleri, eğrelti otları, süpürge çalıları gibi orman altı floranın yanı sıra 15 yaşlarında kavak ağaçları ve 25 yaşlarında fındık ocaklarının bulunduğunun açıklandığı, bu haliyle tescil dosyasındaki taşınmazla dava konusu taşınmazın eylemli durumlarının birbirini tutmadığı, yine harita mühendisi ve orman bilirkişi raporuna ekli krokiye göre dava konusu yerin memleket haritasında tescil dosyasındaki taşınmazdan farklı yerde gösterildiği, güneyinin Cebeci – Çamkonak yolundan taştığı, dayanılan tapu hudutlarının dava konusu taşınmaza tam olarak ait olup olmadığının denetlenemediği, eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, 1998 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilân tutanakları ile tahdit haritaları, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir … mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1968 yılında kesinleşen orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, seri bazda yapıldığının ve taşınmazın seri bazda yapılan orman tahdidinin dışında kaldığının anlaşılması halinde, seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca her hangi bir inceleme yapılmadığından, kesinleşen bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gözetilmeli, eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetilğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın bitki örtüsü toprak yapısı ve eğimi belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde
gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dayanak değişebilir sınırlar içeren tapu kaydı yöntemince zemine uygulanmalı, hudutları tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla tesbit edilmeli, yapılacak araştırmalar sonucunda taşınmazın 166 ada 1 nolu 2/B parseli içerisinde kaldığı anlaşıldığı takdirde dört yönden orman ve 2/B madde sahası ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereği bu tür yerlerin özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği göz önüne alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 166 ada 1 parseldeki taşınmazın 25.05.2010 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 58463,85 m²’lik kısmının tapu kaydının ve bu kısımla ilgili yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B işleminin iptali, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1998 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve çekişmeli taşınmazın Hazine ve Orman Yönetiminin taraf oldukları… Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/4-1989/113 sayılı 30.03.1990’da kesinleşen tescil ilâmı ile oluşan tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığı saptanarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.