Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6293 E. 2011/6203 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6293
KARAR NO : 2011/6203
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle “…orman tahdit haritasında 73 ve 74 orman tahdit sınır noktalarını birleştiren hatla taşınmazın çapına göre uzman orman bilirkişi ile fen memurunun krokilerinde taşınmazın konumu ile bu hattın gösterilişi yönünden uyum yoktur. Krokiler ve krokilerle tahdit hattı çelişkili olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durularak giderilmemiştir. Birbirleri ile ve tahdit haritası ile çelişen krokilere dayanılarak hüküm kurulamaz.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının kabulüne, hazine ve orman yönetiminin davasının reddine ve dava konusu taşınmazın ½’şer pay ile … … ve … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1989 yılında yapılıp tespit tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmayıp adlarına tescil kararı verilen davacı … … ile davalılardan … … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir: Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, 1936 tarih 59 tahrir sayılı vergi kaydı ile tespit görmüştür. Mahkemece dayanak vergi kaydı, keşif sırasında mahallinde usulüne uygun şekilde uygulanmamış, doğusunda kısık, batısında Üzeyir Tarlası, kuzeyinde dağ ve güneyinde kemertaş ile sınır bulunduğundan genişletilmeye elverişli olup miktarı ile geçerli olduğu gözönüne alınarak kapsadığı taşınmaz bölümü tespit edilmemiştir.
O halde; mahkemece, 1937 tarih 59 tahrir nolu dayanak vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtildikten sonra seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dayanılan vergi kaydı yerel bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanak vergi kaydı genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı orman veya
ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan ormandan açma yapılmak suretiyle kazanıldığı kabul edilerek, fenni bilirkişiye kaydının kapsamını belirtir keşfi uygulamaya ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.