YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3071
KARAR NO : 2011/4355
KARAR TARİHİ : 13.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan kadastro sırasında, …Köyü 101 ada 38 parsel sayılı 57.509,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1949-1950 yılları arasında yapılarak kesinleşen orman tahdit haritasında kültür arazisi olarak ayrılan yerlerden ise de üzerinde orman emvali yetişmiş olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alınabileceğinden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …; tapu kaydı ve ırsen intikale tutunarak 101 ada 38 parselin bir bölümünün adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen kararın Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan 23.2.2009 gün 2009/2154-2959 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından yapılan hat uygulamasının yetersiz olduğu, …. Köylerine ait tahdit haritalarının birbirleriyle kenarlaştırıldıktan sonra ölçekleri arazi kadastro paftasının ölçeğine eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazın her üç köyde ayrı ayrı yapılan tahdit haritalarına göre konumlarının belirlenmediği, ayrıca taşınmazın kadastro tespit nedenine göre herhangi bir sebeple orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının tespit edilmediği, bu sebeple yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde dayanak tapu kaydının 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri uyarınca yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi, asil taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak çekişmeli taşınmazın iki orman parçasının arasında bulunduğu, orman bütünlüğünü bozduğu, dayanak tapu kaydının doğu, batı ve kuzey sınırının orman okuduğu, güneyde okunan İbrahim Bozan yerinin de orman olduğu gözetildiğinde orman içi açıklık niteliğinde olduğu, dayanak tapu kaydının Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.1953 gün 1953/114-1103 sayılı kararı ile oluşmuş ise de davanın o tarihte yürürlükte bulunan Medeni Yasanın 639. maddesine göre sonuçlandığı ve o zamanki yasa hükmüne göre davanın hasımsız açıldığı, 17.03.1954 tarihinde yürürlüğe giren 6333 sayılı Yasa ile getirilen
değişiklik ile Hazinenin hasım gösterilmesi zorunluluğu getirildiği, bu durumda Hazine ve Orman Yönetimini bağlayan bir hükmün varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 15.10.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.