YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2283
KARAR NO : 2011/5781
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde … ve … varislerinin kullanımında olduğu belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın … mirasçıları arasındaki paylaşım sonucu kendi kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile kendi kullanımında olduğunun, davacılar … ve … ise, dava konusu taşınmazın ortak muris …’a ait ve mirasçılarının kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile … mirasçılarının kullanımında olduğunun şerh verilmesini ayrı ayrı davalar ile talep etmişlerdir. Mahkemece davalar birleştirildikten sonra davacıların davaların REDDİNE ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından vekalet ücretine, davacılar tarafından esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan muhdesatın şerh verilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre 1992 yılında yapılıp 09.06.1993 tarihinde askı ilanı yapılarak 10.12.1993 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazdaki davacı …’un kullanımının … mirasçıları adına olduğu ve mirasçılar arasında yapılan bir paylaşım olgusunun ispatlanamadığı, yine dava konusu taşınmazın kök muris …’dan mirasen intikal eden yerlerden olmadığı gibi … ve … tarafından haricen üçüncü kişiden satın alındığının anlaşılmasına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, birleşen dosya davacılarının karar başlığında gösterilmemesi ile davacıların davası reddedildiği halde, yasal hasım olan davalı hazinenin kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, gerekçeli karar başlığının davacı bölümünde … ve vekili Av. …’dan sonra gelmek üzere davacı olarak … ve … ve vekilleri Av. …’in yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 5. bendinin tamamen
kaldırılarak yerine beşinci bend olarak “5-Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 300 TL vekalet ücretinin davacılardan eşit olarak alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.