YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1900
KARAR NO : 2011/5133
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin …sayılı 19.10.2009 günlü bozma kararında özetle: “mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmadığı gibi yapılan değerlendirme de dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanak tapu kaydı miktar fazlasının zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı hususundadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman tahdidi yapılmış ve 1989 tarihinde kesinleşmiştir. 1935 yılında iskanen oluşmuş ve 4.136 metrekare yüzölçümündeki tespit ve davalı dayanağı tapu kaydının üç hududu şahıs taşınmazı, batı sınırı ise “çalılık” okumaktadır. Dayanak tapu kaydı sınırlarında “orman” okumamaktadır. Çalılıklar orman sayılan yerlerden olmadığından koşulları gerçekleşmiş ise imar ve ihya ile iktisabının mümkün olmasına göre tapunun tesis tarihinde çekişmeli taşınmazın sınırındaki taşınmazın niteliğinin belirlenmesi önem kazanmakta olup, bu husus yeterince araştırılmadığı gibi, uzman ziraatçı bilirkişi raporunda, üzerindeki zeytin ağaçlarının 50-60 yaş ortalamasında olduğu bildirilen taşınmazın, temyize konu bölümü ile ilgili olarak dinlenilen mahalli bilirkişiler ve davalı tanığının beyanları da zilyetlik süresini belirlemeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak, keşfe katılacak bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün hangi tarihten beri zilyet edildiği, öncesinin ne olduğu, hangi tarihte imar ve ihya edildiği, hangi tarihten beri davalı veya bayilerinin elinde bulunduğu, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı gibi hususlar olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, keşfe katılacak ve 3 kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün niteliğini, ne zaman imar ve ihya edildiğini, ne kadar zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı hususlarını, ormancı bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin orman mı çalılık mı olduğunu bildirir şekilde bilimsel ve teknik verilere dayalı raporlar alınmalı, tespit tutanağına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkiler giderilmeli, uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izlemeye olanak verir rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine ve dava konusu … köyü 106 ada 129 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi aynı vasıf ve yüzölçümü ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydının çalılık okuduğu, orman okumadığı, üzerinde 50-60 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, bu nedenle zilyetlik başlangıcının tapunun oluştuğu 1935 yılı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2009/7724-6722 sayılı 19.10.2009 günlü bozma kararında dayanak tapu kaydının batı sınırı “çalılık” okuduğundan orman araştırması yapılması gerekliliğine değinilmiş, bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucu taşınmazın %12 eğimli, üzerinde 50-60 yaşlarında zeytin ağaçları bulunan, eski tarihli belgelerde yeşile boyalı zeytinlik olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Ancak kadastro tespiti sırasında uygulanan tapu kaydının batı sınırı çalılık okumakta ve batı da 106 ada 796 nolu eylemli orman parseli bulunmaktadır. Bu durumda orman kadastrosunun kesinleştiği 1990 yılından kadastro tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı ile ilgili 20 yıllık sürede geçmediğine göre kayıt miktar fazlasının ormana el atma suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 20/c maddesi gereği tapu miktarı ile geçerli olup tapu miktar kapsamının sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde ve miktarına değer verilerek belirlenmesi gerekir. Bu nedenle davanın kabulü ile kesinleşen sınırlardan başlanarak tapu miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olan gerekçelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.