YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12221
KARAR NO : 2012/13481
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi …, …, Orman Yönetimi, Hazine, …, …, … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü, 1 parsel sayılı 2470 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, iki parça halinde paylı olarak … … oğlu … …’ın ve … oğlu …’in zilyetliğindeyken 1970 yılında bu yerlerini …’ya satarak ilgilerini kestiklerinden ve taşınmazın halen bu kişi tarfından zilyet edildiğinden söz edilerek … adına,
…Köyü, 2 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 4550 m2 ve 1120 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyel … oğlu … adına, …Köyü, 3 parsel sayılı 1760 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, …’in karısından intikalen zilyetliğindeki yerlerden olduğu için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, …Köyü, 5 parsel sayılı 1120 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, babasından intikalen kazandırıcı zamanaşımı zilyeliği nedeniyle İbrahim oğlu … adına 23.06.1970 tarihinde tesbit edilmişse de; 26.07.1970 tarihinde yeniden yapılan incelemede parselin Temmuz 1969 tarih 64 sıra numaralı tapu kaydı ve 242 yazım numaralı vergi kaydı ile paylı olarak tapu malikleri ve ölü olanların mirasçıları … ve arkadaşları adına tesbit edilmiş; …, …, … …, …, … ve …’ın itirazları tapulama komisyonunca kabul edilerek, … ve arkadaşları adına yapılan tesbit, tapulama komisyonunun 21.10.1977 tarih ve 1 nolu kararı ile iptal edilip, 1 sayılı parselin …, 2 ve 4 sayılı parsellerin …, 3 sayılı parselin … ve 5 sayılı parselin de … adına tesciline karar verilmiş,
1) Davacılar …, …, … … ve … 11.01.1978 tarihli dilekçesiyle, tescili istenen taşınmazın Şerif Efendi terekesine ait Temmuz 1969 tarih 63 ve 64, Şubat 1962 tarih 4 ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, …Köyü 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tapu kaydı malikleri ve mirasçıları adına
tapuya tescili istemiyle dava açmış; dava, mahkemenin 1978/210 esasına kayıt edilmiş; aynı kişilerin 1 sayılı parsel için tapulama mahkemesinin 1978/51, 3 sayılı parsel için tapulama mahkemesinin 1978/130; 5 sayılı parsel için tapulama mahkemesinin 1978/83 esasına kayıt edilen davalar, mahkemenin 1978/210 esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir. 2) …’in 28.11.1978 tarihli dilekçesiyle, …Köyü, 3 sayılı parseli …’den 03.10.1977 tarihli senetle satın aldıkları iddiasıyla ve adına tescili istemiyle açtığı dava, tapulama mahkemesinin 26.03.1979 gün ve 1977/101-2 sayılı kararı ile mahkemenin 1978/210 esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
1) Davacı … Tekin tarafından, davalı sıfatıyla . aleyhine 11.12.1988 tarihli dilekçesiyle, sınırlarını bildirdiği taşınmaza el atmasının önlenmesi istemiyle açılan dava, çekişmeli yer için …Köyü, 2 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği, tesbitin kesinleşmediği, nizalı yerin 2 sayılı parselin kroskisinde (A) ile gösterilen 2643 m2 yüzölçümündeki bölüm olduğu gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesinin 18.07.1990 tarih ve 1988/39-257 sayılı kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmış; kadastro mahkemesinin, 17.08.1992 gün ve 1992/19-102 sayılı kararı ile kadastro mahkemesinin 1978/210 esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
2) Davacı … tarafından, davalı sıfatıyla . aleyhine 05.09.1985 tarihli dilekçeyle, …Köyü, Kerdeme Mevkiinde sınırları bildirilen taşınmazı …’den 05.05.1975 tarihinde satın aldığı, bu yerin kendisine ait olduğu halde davalının müdahale ettiği iddiasıyla, davalının el atmasının önlenmesi istemiyle açılan dava, çekişmeli yer için 4 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiğinden söz edilerek sulh hukuk mahkemesinin 25.01.1990 gün ve 1985/181-4 sayılı görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiştir. 3) … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/132 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından, davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği aleyhine, …Köyü, Kerdeme Mevkiinde, sınırları bildirilen 300 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, önceki maliki İ. Bülent …’den kardeşi … ile birlikte 1987 yılına satın aldıkları, eklemeli olarak yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddia edilerek, Medenî Kanunun 713. (eski 639 ) maddesi gereği adına tescili istemiyle 21.03.1990 tarihinde dava açılmış; …, …, … ve arkadaşları tarafından, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle katıldıkları dava, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2003 gün ve 1990/132-839 sayılı, çekişmeli yer için …Köyü, 3 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle görevsizliğe ilişkin kararının kesinleşmesiyle, 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş; kadastro mahkemesinin 02.02.2009 gün ve 2008/315-24 sayılı kararı ile dava, mahkemenin 1978/120 esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir. .
4) … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/133 (birleştirip ayırmadan sonra 2003/67) esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından, davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği aleyhine, …Köyü, Kerdeme Mevkiinde sınırları bildirilen 300 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, önceki maliki İ. Bülent …’den kardeşi … ile birlikte 1987 yılına satın aldıkları, eklemeli olarak yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medenî Kanunun 713. (eski 639 ) madde gereği adına tescili istemiyle 21.03.1990 tarihinde dava açılmış; …, …, … ve arkadaşları tarafından, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle katıldıkları dava, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.2003 gün ve 2003/67 – 606 sayılı, çekişmeli yer için …Köyü, 3 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle görevsizliğe ilişkin kararının kesinleşmesiyle, 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, kadastro mahkemesinin 07.12.2010 gün ve 2010/479 – 869 sayılı kararı ile dava mahkemenin 1978/120 esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir.
5) … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/348 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından, davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği
aleyhine, …Köyü, Kerdeme Mevkiinde, sınırları bildirilen 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, önceki maliki … Tarım’dan 26.01.1985 tarihli senetle satın aldığı, eklemeli olarak yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medenî Kanunun 713. (eski 639 ) maddesi gereği adına tescili istemiyle 15.08.1990 tarihinde dava açılmış; . mahdumları . ve diğerlerinin tereke mümessili … tarafından tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle; yine, … ve arkadaşlarının 15.07.1999 tarihinde aynı savla, Global Turizm Yatırımları ve İşletmeleri A. Ş.’nin Eylül 1340 tarih 3 numaralı sicilden gelen Ocak 1996 tarih 1 nolu tapuda 27/160 payı satın aldıkları adına tescili istemiyle katıldıkları dava; … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2003 gün ve 1990/348-841 sayılı, çekişmeli yeri için …Köyü, 1 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle görevsizliğe ilişkin kararının kesinleşmesiyle, kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesinin 02.02.2009 gün ve 2008/314 – 23 sayılı kararı ile de mahkemenin 1978/120 esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir.KATILMA: 1) … ve …, 03.06.2003 tarihli dilekçeleriyle …Köyünde, Kerdeme Mevkiinde D: İsmet Ayar, B: … Şen, K: İbrahim Bülent … taşınmazları ile çevrili 600 m2 yüzölçmündeki yeri, Bülent … isimli kişiden satın aldığı, bu taşınmazlar için Osman tarfından açılan davanın asliye hukuk mahkemesinin 1990/33 esasına, … tarfından açılan tescil davasının ise, 1990/132 esasına kaydedildiği, tescil davalarına konu bu taşınmazlarda kendi haklarının bulunduğu, adlarna tescili,
2) Salih … 20.05.1992 tarihli dilekçesiyle, dava konusu …Köyü, 5 sayılı parselin önceden … tarafından ..’a, onun tarafından da 30.07.1986 tarihinde kendisine satıldığı, üzerinde . Tatil Köyünün bulunduğu iddiasıyla bu bölümün adına tescili, 3) … ve … vekili 16.04.1996 tarihli dilekçesiyle, …’nin payını 30.11.1995 tarih ve 62991 sayılı satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, bu payın adlarına tescili, Gayrimenkul Değerler A.Ş., …’nin payını … 4. Noterliğinin 14.04.1993 gün ve 15153 yevmiye numaralı, …’nın payını 14.04.1994 gün ve 15154 yevmiye, …, …, … ve .’nin paylarını ise aynı noterliğin 12.05.1993 gün ve 14405 yevmiye numaralı satış vaadi senediyle devraldığı, bu payların adlarına tescili,
4) . Turizm Tic. Yat. A.Ş., tapu kaydı kapsamındaki taşınmazın 27/160 payının Ocak 1996 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile kendisine ait olduğu iddiasıyla, …Köyü 5 sayılı parselin payı oranında adına tescili,
5) . 19.01.2004 tarihli dilekçesiyle, …Köyü, .Mevkiinde bulunan 5 sayılı parselin içinde sınırlarını bildirdiği 575 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, önceki malikinin .olduğu, ondan .y’ın satın aldığı, ondan da kendisinin 18.07.1996 tarihinde satın aldığı iddiasıyla bu bölümün adına tescili,
6) . ve … 06.10.2010 günlü dilekçeleriyle, .; ayrıca, 15.02.2005 tarihli dilekçesiyle, …Köyü 3 sayılı parselin içinde bulunan ev ve arsanın, önceleri …’e ait iken en son .’a geçtiği, ondan 19.09.1996 tarihinde …, ondan da 02.09.1997 tarihinde babaları .’ye ait olduğu onun da 2005 yılında öldüğü iddiasıyla bu bölümün adlarına tescili,
7) . 28.11.2008 tarihli dilekçesiyle, …Köyü 5 sayılı parsel içinde yer alan sınırlarını bildirdiği 500 m2 yüzölçümündeki taşınmazı . isimli kişiden 24.07.2007 tarihinde satın aldığı iddiasıyla adına tescili,
8) … 15.10.2009 tarihli dilekçesiyle, …Köyü, Kerdeme Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 1200 m2 yüzölçümündeki, …Köyü 4 sayılı parsel içinde kalan taşınmazın öncesinde. oğlu.’e ait iken onun 04.07.1972 tarihinde .’a, onun 02.01.1986 tarihinde … .’ya onun da 20.11.2/002 tarihinde kendisine sattığı iddiasıyla bu bölmün adına tescili,
9) …, 14.05.2011 tarihli dilekçesiyle, …Köyü 3 sayılı parselin 4000 m2 yüzölçümündeki bölümünün … tarafından 29.04.1986 tarihinde . ve .’a; yine, … tarafından da 1988 yılında . ve .’e satıldığı, onların da bu yerleri 1994 yılında kendisine sattıkları iddiasıyla adlarına tescili,
10) ., 1 ila 5 parselde sınırlarını bildirdiği 1500 m2 yüzölçümündeki bölümü .’den 04.06.1986 tarihinde satın aldığı iddiasıyla adına tescili,
11) …, …Köyü 3 sayılı parselin 1500 m2 yüzölçümündeki bölümünü …’den alan .’in bu yeri 14.08.2003 tarihli senetle kendisine sattığı iddiasıyla adına tescili,
12) .. isimli otelin bulunduğu yeri …’dan satın alarak kendisinin kullandığı, kendisinin kullanımındaki yerlerin (P) ile gösterilen 8269,47 m2, (T) ile gösterilen 589,11 m2 ve (L) ile gösterilen 3619,55 m2 yerler olduğu, (L) ile gösterilen bölümün (B) ile gösterilen kısmının orman tahdidi içinde kaldığnı kabul ettikleri (P), (T), (L) ile gösterilen yerlerin zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Davacı …; …, ., …, ., ., … ., . vekili davaya konu taşınmazın kendilerine ait olduğunu belirtmiş iseler de, müteakiben yetkili vekilleri vasıtasıyla 01.12.2008 tarihli celsede davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Mahkemece tesbit tarihinden sonraki hakka dayanan müdahil davacıların davalarının görev yönünden reddine, davacı … ve aynı tapu kaydına tutunan arkadaşlarının davalarının REDDİNE, davaya konu 1 nolu parsele yönelik davaların reddi ile 1 nolu parselin zemindeki fiilî durumu da nazara alınarak mevcut tesbitinin iptali ile tescil harici bırakılmasına, davacı …’ın 2. parsele yönelik davasının kabulü, diğer davacıların davasının reddi ile bu parselin fenci bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 4.087,29 m2 kısmının … . adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 238,22 m2 kısmının kıyı kenarda kaldığı anlaşılmakla tescil harici bırakılmasına, davacı …’ın 4 sayılı parsele ilişkin davasının kabulüne, diğer davacıların 4 sayılı parsele yönelik davalarının reddi ile bu parselin fenci bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 1.202,52 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 22 m2 kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı anlaşılmakla tescil harici bırakılmasına, .’ın 5 sayılı parselin bir kısmına yönelik davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddi ile bu parselin fenci bilirkişi krokisinde (P) ve (K) harfleri ile gösterilen 8.828,46 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tapuya tesciline, (L) harfi ile gösterilen 3.619,55 m2 kısma yönelik diğer davalarının reddi ile bu kısmın orman niteliğiyle tapuya tesciline, 5 sayılı parselin ( R , S ve T ) harfleri ile gösterilen bölümlerinin 29.431,80 m2 yüzölçümü ile davalı adına tapuya tesciline, davacı .’in 3 sayılı parselin fenci bilirkişi raporunda (U) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlere ilişkin davasının kabulüne, bu bölümlere yönelik diğer davacıların davalarının reddi ile bu bölümlerin 4.572,58 m2 yüzölçümüyle . adına tapuya tesciline, 3 sayılı parselin (V) ve (M) harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik tüm davaların reddi ile (V) harfi ile gösterilen 9.973,70 m2 bölümünün tesbit gibi tesciline, (M) harfi ile gösterilen 2.143,40 m2 bölümünün tesbit gibi tesciline, davacı …, …, …, ., … ., ., …, …, Gayrimenkul Değerler A.Ş., …, ., …, …, …’ın dava dilekçelerinin görev yönünden reddine; … bu görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten 10 gün içinde başvurulması halinde, dosyanın davaya konu yapılan taşınmazın gösterilen müddeabih değeri nazara alınarak görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, …, …, Orman Yönetimi, Hazine, …, …, … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2896 ve 3302 sayılı yasalarla değişik 2/B uygulaması vardır.
Aynı zamanda temyiz incelemesi yapılan benzer dava dosyalarında, dosyaya eklenmek üzere bir kısım davacılar vekili Avukat … tarafından sunulan belgeler arasında yer alan, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2010 gün ve 2010/1028-926 sayılı veraset ilâmından, davacılardan …’nin, 14.10.2010 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak geride eşi Hazzı kızı 1941 doğumlu . ile çocukları. ve …’ın kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, …’nin adı geçen mirasçıları davadan ve duruşma gününden haberdar edilmeden tahkikat sona erdirilerek karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2011 gün ve 2011/11-554 – 2011/684 sayılı kararında da değinildiği gibi, …’nin öldüğü tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 73. maddesinde Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hâkimin tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremeyeceğini öngörmüştür. Buna göre mahkemece, davacı …’nin ölümüyle mirasçıları davadan ve duruşma gününden haberdar edilip, kanunî şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün değildir. Aksi halde iddia ve savunma hakkı kısıtlanmış sayılır. Öte yandan, H.M.K. 114/1-d hükmü uyarınca, yargılama süresince tarafların, dava ehliyetine sahip bulunmaları dava şartıdır. Ölümle, taraf ve dava ehliyeti sona ermektedir. 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 41. maddesi ve 6100 sayılı H.M.K’nın 55. maddesi gereğince, taraflardan birinin ölümü halinde, diğer tarafın istemiyle hâkim davanın takibi için bir kayyım tayin edebilir. Taraf teşkili, dava şartı olup; davanın her aşamasında mahkemece resen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın mahkemece resen gözetilmesi gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukukî Dinlenilme Hakkı” gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların, gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke olmayıp, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.Açıklanan hususlar gözetilerek, davacılardan …’nin öldüğünün, adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğe edilerek, dava hakkında bilgilendirilmeleri ve davacı sıfatıyla davayı takip edebilmelerine olanak tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin yargılamaya devam edilip, tahkikat sona erdirilerek, esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının yatıranlara iadesine 28.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.