Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2425 E. 2010/11781 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2425
KARAR NO : 2010/11781
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, tereke mümessil tarafından terekeye dahil dükkanın ödenmeyen (birikmiş) kira bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, … ile 01.01.2008 tarihinde yıllık kira bedeli 2.700.00 TL olmak üzere 3 yıllık kira sözleşmesi yaptığını, ilk yılın kirası olan 2.700.00 TL’yi …’ya elden ödediğini, 2009 yılına ait 2.700.00 TL tutarlı kira bedelini de 04.02.2009 tarihinde tereke temsilcisinin hesabına yatırdığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu dükkanın terekeye dahil olup, mirasçıların iştirak halinde mülkiyetinde bulunduğu, bu suretle dükkanın kiralanması için maliklerin hepsinin rızasının gerektiği, aksi halde kira sözleşmesinin geçersiz olacağı kira bedelini de diğer maliklerin rızası olmadan yetkisiz temsilcinin tahsil edemeyeceği, somut olayda bu şartların gerçekleşmediği ancak davalının kira bedeli istenilen dönemde terekeye dahil dükkanı kullandığının tartışmasız olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre de aylık kira bedelinin 1.560.00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçeleriyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, şartları gerçekleşmediğinden davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tereke temsilcisinin tayini tarihinden itibaren ödenmeyen birikmiş kira bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takip talebinin içeriği ve dava dilekçesi kapsamından davanın kira bedeli tespit davası olmadığı, kira alacağı davası olduğu anlaşılmaktadır. Mecurda davalının kiracı olarak bulunduğu hususu davacı tereke temsilcisinin de kabulündedir.
Somut olayda çözümü gereken husus kira parasının ne miktar olduğuna ilişkindir. İstem, birikmiş kira alacağına ilişkin olmasına göre kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davalı kiracının bildirdiği miktarın kiralayan tarafından kabul edilmemesi karşısında yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle davacı iddiasını HUMK.nun 288 ve devamı maddeleri gereğince kiracının açık muvafakatı yoksa yazılı delille ispat edebilir. Yazılı delille ispat edilememe halinde ise davacı yan dava dilekçesinde “subut deliller” kısmında “ gerektiğinde her türlü hukuki deliller” diyerek bedel konusunda davalı tarafa yemin teklif hakkı olduğu da dikkate alınarak yemin deliline de başvurulabilir.
Bu nedenle mahkemece, davanın kira alacak davası olduğu ve kira bedeli miktarını ispat yükünün yukarıda belirtilen ispat vasıtaları ile davacı kiralayana ait olduğu gözden kaçırılarak davanın kira bedeli tespit davası gibi görülüp, kira alacağının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.