YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17520
KARAR NO : 2013/18379
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, tasarruf teşvik ve nema alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık idari bir işlemden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda kamu kurumu niteliğinde olan davalıya husumet yöneltilerek kurumu belli doğrultuda tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nema alacağının ödenmesine ilişkin idari işlem tesis etmeye zorlayıcı hüküm kurulması amaçlandığına göre talebin idari nitelik taşıdığı kabul edilmelidir.
Ayrıca tasarruf kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapıldığı, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olduğu gözetildiğinde; tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle, idareye karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, idari yargı yerinin görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi 06/12/2010 tarih ve 2010/186-256 E-K sayılı olarak kararı da dikkate alındığında bu tür bir uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.01.2013 tarih ve 2013/22-1795 E., 2013/125 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)
2577 sayılı İYUK. Gereğince “İdari eylem ve işlemlerden dolayı hakları zarar görenler tarafından açılacak tam yargı davaları” idari dava olarak belirlenmiştir. Şu durumda davalı … hakkındaki dava 2577 sayılı yasanın 2. Maddesi uyarınca adli yargının görevi dışında kaldığından 6100 sayılı HMK’nın 114 ve 115.maddelerine göre yargı yolu caiz olmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.