YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11025
KARAR NO : 2013/1488
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, … Köyü sınırları içinde bulunan, dilekçeye ekli paftada 48 nolu kırmızı ile işaretli alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmaz, kadastro müdürlüğünce tesbit edilerek tutanağı mahkemeye gönderildikten sonra yapılan yargılama sırasında fen bilirkişi raporuna ekli krokide (D) ile gösterilen bölüm hakkında tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedildikten sonra yapılan yargılama sonunda kadastro mahkemesince; bilirkişi krokisinde (D) ile gösterilen ve kadastro sırasında paftasında yol olarak gösterilen yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Salihli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi ile talep üzerine Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinde devam olunan yargılama sonunda mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu bilirkişi raporuna ekli krokide (D) ile gösterilen 1473,76 m2 yüzölçümlü bölümün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.02.2012 tarih 2012/518 E. – 2012/1366 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Uzman orman bilirkişi raporuna göre dava konusu olan, paftasında yol olarak bırakılan krokide (D) harfi ile gösterilen taşınmaz, 1951 tarihli memleket haritasında yeşil alanda gözüküyor ise de, memleket haritasının düzenlendiği 1949 çekim tarihli hava fotoğraflarında açık alan olarak gözüktüğü, üzerinde orman ağaç ve ağaçcıkları ile toprağı orman toprağı niteliğinde olmayan orman içi açıklığı niteliğinde bulunmayıp, sonuçta orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; bu tür davalarda Hazine kanunî hasım olduğundan, lehine vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 4. fıkrasının çıkarılarak, bunun yerine, “Davalı Hazine kanunî hasım olduğundan yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine
19/02/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.