YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5556
KARAR NO : 2011/5478
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … ve … mevkilerinde bulunan toplam 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı krokide 6460 m² ve 16250 m² yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.01.2009 gün 2008/17040-434 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlandığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının yararına gerçekleştiği iddiasına dayanmış, davalı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağı, davalı … Yönetimi ise, taşınmazın orman olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu halen yapılmadığı ve usulüne uygun orman araştırması yapılmadan karar verilemeyeceği halde; yasal hasım durumunda olan Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde, 1976 yılında yapılan ilk tesis kadastrosuna ait fotogometrik yöntemle düzenlenen kadastro paftası Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek; dava konusu yerle birlikte o bölgede dava konusu yapılan diğer taşınmazların hangi sebeple 1976 yılında kadastrosunun yapılmadığı, o tarihteki niteliğinin ne olduğu kadastro müdürlüğünden sorulmalı ve alınacak cevapla birlikte orijinal kadastro pafta örneği dosyaya konulmalıdır.
1976 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda tapulaması yapılan komşu ve yakın komşu parsellere ait tapulama tutanak örnekleri ile varsa dayanağı tapu ve vergi kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilerek, mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi yardımı ile uygulanmamış, dava konusu taşınmazların yönünü ne olarak okuduğu saptanmamış, yörede halen orman kadastrosu yapılmadığı için uzman orman bilirkişiye usulüne uygun orman araştırması yaptırılmamış, 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları incelettirilmemiş, keşifte taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği
özellikleri belirtir hakimin gözlemi zabta yazılmamış, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususundaki, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmemiştir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın Kabulüne ve fen bilirkişisi … ve harita ve kadastro mühendisi … … tarafından düzenlenen 19.02.2010 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) işaretli 6460 m² ve (B) işaretli 16250 m² yüzöyçümlü bölümlerin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu ise, 18.09.1976 tarihinde kesinleşmiş olup, dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.