YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5374
KARAR NO : 2011/5400
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : ORMAN YÖNETİMİ- … VE ARK.
DAVALILAR : … VE ARK.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar Orman Yönetimi, … mirasçıları, … … mirasçıları ve katılan … ile arkadaşları … Köyü 301, 1250, 1251, ve 1263 parsel sayılı taşınmazların tespitine itiraz etmişler, yerel mahkemece 30.06.1994 gün 7984/9-1994/107 sayılı karar ile davacılar orman yönetimi, … mirasçıları, …, …, …, …, …, …, … … mirasçıları, … … mirasçıları, ve …’in 301, 1250, 1251 ve 1263 sayılı parsellere yönelik davalarının reddine, katılan …’nın 301, 1250, 1263 ve 1251/A sahasına yönelik davalarının reddine, 301 parselin (A) işaretli 573 m² ‘lik bölümünün 3402 sayılı Yasanın 16/C maddesi gereğince kumluk olarak sınırlandırılmasına, kalan 47240 m²’lik bölümün ise delice zeytinlik ve kıraç arazi olarak, 1263 sayılı parselin ile 1250 parselin (A) ve (B) işaretli bölümlerinin kovalık olarak hazine adına tesciline, 1250 parselden geriye kalan (C) işaretli bölümün kumluk olarak sınırlandırılmasına, 1251 parselin 6230 m²’lik kesimine yönelik katılan …’nın davasının kabulüne ve anılan bölümün adına tesciline, kalan 570 m²’lik bölümün ise kumluk olarak sınırlandırılmasına dair verilen karar orman yönetimi, … mirasçıları, Hazine, katılan … ve … … mirasçıları tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.1996 gün 1996/9408-14556 sayılı kararı ile “Çekişmeli … Köyü 301, 1250, 1251, 1263 parseller hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı … ve … mirasçılarının tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, Hazine yönünden 1251 parselin 6230 m2 (Müdahil … adına tescile karar verilen) bölümünde … Köyü’ne ait mera olup olmadığı yönünden yapılan araştırmanın, Orman İdaresi yönünden 301 parselde yapılan orman araştırmasının yetersiz olduğu, müdahil … yönünden ise 1250 parselin B=(8372 m2) ve A bölümleri ile 301 parselin B=(47.240 m2) bölümlerini tapu maliklerinden satın almaya dayandığı, dinlenen bilirkişilerce yapılan keşiflerin 2. sinde tapunun uyduğunun, 3.’sünde uymadığının haber verildiği ve mahkemece de çelişki giderilmeden uymadığının kabul edildiği, öncelikle tapu kaydı uygulamasının yöntemince yapılması, 301 parselin orman değilse, müdahil ile tapu kaydı malikleri arasındaki akdi veya sıhri ilişkinin araştırılması, tapu kaydının taşınmaza uyduğunun ve hukuki değerini yitirmediğinin belirlenmesi halinde, bu kayda değer verilmesi” gereğine
değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 301 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 1263 parselin kovalık olarak Hazine adına tesciline, 1251 parselin (A) harfi ile gösterilen, 570 m2, 1250 parselin krokide (C) harfi ile gösterilen 328 m2 bölümlerinin kumluk olarak tespitine ilişkin karar Yargıtayca onanarak, kesinleştiğinden bu parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 1250 parsel de A=(1573 m2) ve B=(6799 m2) bölümlerinin kovalık olarak Hazine adına tesciline, 1251 parselde (A) harfi ile gösterilen ve kumluk olarak kesinleşen 570 m2 bölüm dışında kalan 6230 m2 bölümün katılan … adına tesciline dair verilen karar davacılardan …, …, … ile Hazine tarafından temyiz edilmekle 03.05.2007 gün 2007/5205 – 5755 sayılı kararı ile “Davacı gerçek kişilerin 1250 ve 1263 parseller ile 1251 parselin (A) Bölümüne yönelik 30.06.1994 tarihli kararda da davalarının reddi yönünde hüküm kurulduğu ve davacıların temyizinin aynı yönleri amaçladığından reddinin gerektiği, Davacı gerçek kişilerin 301 parsele yönelik temyiz itirazlarının ise çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve dayandıkları T.Evvel 1308 tarih 1727, T. Sani 1309 tarih 544 nolu, T. Sani 1307 tarih 52 nolu tapu kaydının mevki ve sınırları ile taşınmazlara uymadığı, bir an için uyduğu kabul edilse dahi 4785 Sayılı Yasa karşısında tapuların hukuki değerinin bulunmadığından reddinin gerektiği, Hazinenin 1251 parselde katılan … adına tesciline karar verilen 6230 m² bölümüne yönelik temyiz itirazlarının ise incelendiği bildirilen rapora ekli 1954 tarihli memleket haritası tam çekişmeli taşınmazın sınırına gelecek şekilde kesik olup, 1251 parsel ve bunun doğu tarafında ne olduğu haritadan anlaşılamadığı, bu yönüyle uzman bilirkişi raporu taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli olmadığı, katılanın satın alma yoluyla halef olduğunu iddia ettiği, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı mahkemece kabul edilmekle birlikte, taşınmaza revizyon gören 849 tahrir nolu vergi kaydına değer verilmek suretiyle 6230 m² taşınmaz bölümünün katılan … adına tesciline karar verildiği, ancak, dayanılan vergi kaydının deniz, dağ ve dere sınırlarıyla her tarafa uyabilecek bir kayıt olduğu gibi, kayda değer verilebilmesi için zilyetlikle birleşmesi gerektiği ve bunun için de öncelikle taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olması gerektiği, oysa, taşınmazın orman olup olmadığı yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli 1250, 1251 parselin (A) harfli 571 m2’lik bölümü ve 301 ile 1263 parsellerle ilgili olarak verilen önceki kararın kesinleştirilip tapuya tescil edildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı … Yönetiminin davasının reddine, çekişmeli 1251 parselin 6230 m2lik bölümünün katılan davacı … adına tapuya tesciline dair verilen karar, katılan …, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairemizin 11.06.2009 gün 2009/6660-9741 sayılı kararı ile “Orman Yönetiminin 301 parsele ilişkin temyizinin, bu taşınmaza ilişkin olarak mahkemece 03.10.2006 tarih 1999/2-24 sayılı kararı ile çekişmeli 301 parselin orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verildiğinden, davacı …’nın temyiz itirazlarının mahkemece 1984/9-1994/107 sayılı karar ile kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine dairemizin 26.11.1996 tarih 1996/9408-14556 sayılı bozma ilamı ile müdahil davacının temyiz itirazları çekişmeli 1263 parsel, 1250 parselin (C) harfli 428 m2’lik bölümü, 301 parselin (A) harfli 573 m2’lik bölümüne yönelik olarak temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, mahkemece bu bozma kararı üzerine yine mahkemenin 03.10.2006 tarih 1999/2-24 sayılı ilamı ile 301, 1250, 1251 parselin (A) harfli bölümüne yönelik olarak davacı ve müdahil gerçek kişilerin davalarının reddine karar verildiği, bu kararı katılan davacı … tarafından temyiz edilmediği ve bu kişi yönünden hükmün kesinleşmediğinden temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, Hazinenin 1251 parsel yönünden, çekişmeli 1251 parselin (B) harfli 6230 m2’lik bölümünün eski tarihli resmi belgelerde ormanlık alanda kalmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanmış ise de 08.10.2008 havale tarihli uzman ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın eğiminin 2 olduğu, üzerinde bir bitki örtüsünün olmadığı, tuzlu deniz rüzgarlarına açık ve taban suyunun
(deniz) yüksek olduğu, üzerinde halen kurumuş otlar ve sazlıklar (kovalık ) bulunduğu, tarımsal ekime müsait olmadığı, tarım arazisi vasfında olmadığı açıklanmış olup, dosya içindeki fotoğraflardan da taşınmazın halen tarım arazisi vasfında olmadığı,tarıma müsait olmadığı,kuzeyindeki ormanlık alan ile doğudaki deniz kumluğunun devamı niteliğinde bulunduğu, paftada ise kuzeyden 301 numaralı orman parsel ile güneyden ve batıdan kısmen dere, kısmen de kovalık niteliği ile hazine adına tescile karar verilen taşınmazlar, doğudan ise kumluk ve ötesinde deniz ile çevrili olduğu, etrafında tarım arazisi bulunmadığı zilyetlikle iktisap edilecek yerden olmadığı anlaşıldığından bu taşınmazın kovalık vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece bu delillere aykırı düşen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına itibar edilerek çekişmeli 1251 parselin (B) harfli bölümü üzerinde müdahil davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek müdahil davacı gerçek kişinin davasının kabulü yolunda hüküm kurulması doğru değildir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı katılan …’nın davasının reddine, diğer davacıların bu parsel bölümü yönünden taleplerinin reddine ilişkin karar kesinleşmiş olmakla bu davacılarla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 1251 sayılı parselin (B) işaretli bölümünün kovalık niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 1981 ve 1994 yılarında yapılan ancak eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.