Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1104 E. 2011/4251 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1104
KARAR NO : 2011/4251
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, kadastro sırasında … köyü 3293 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan zilyedinin kendisi olduğunun tespit edildiğini ancak fiili kullanım durumuna göre yüzölçümünün daha fazla olması gerektiğini, ileri sürerek,3293 parsel sayılı taşınmazın dışında bırakılan bölümün de kendisinin kullanımında olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine; HUMK 193 maddesi gereğince kararın kesinleşmesi sonrasında 10 günlük yasal süre içerisinde başvurulması halinde dosyanın yetkili ve görevli Köyceğiz Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zilyetliğin tespitine ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1940 yılında 3116 sayılı yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 21/5/1993 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına ve bilirkişi tarafından olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği davaya konu taşınmazın toplam 1277,99 m2 olduğu, bu taşınmazın 120,82 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkında kadastro sırasında tutanak düzenlenmeyip boşluk olarak bırakıldığı, 132,07 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise 3294 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı saptanmış olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26.maddesine göre, kadastro mahkemesinin görevinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, HUMK’nun 7.maddesi gereğince mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olduğu, ve resen gözetilmesi gerektiğinden , kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen 120,82 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
2) Dava edilen taşınmazın …köyü 3294 parsel içinde kaldığı saptanan 132,07 m2 yüzölçümündeki bölümü yönünden, ilan süresi içinde açılmış bir dava bulunduğu nedeniyle 3294 parsel sayılı taşınmazın tutanağı kesinleşmeyeceğinden ,tutanak aslı kadastro müdürlüğünden getirtilip dosyaya eklendikden sonra, gerek 766 Sayılı Yasa, gerekse 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumet, yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltileceği gözetilerek, tespit maliki ve beyanlar hanesinde
kullanıcı olarak gösterilen kişiler davaya dahil edilerek taraf oluşturulup,savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde, bu bölüm yönünden de mahkemenin davaya bakmak ta görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ :1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davaya konu krokideki 120,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2)Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın 3294 parsel içinde kaldığı saptanan 132,07 m2 yüzölçümündeki bölümü yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, 12/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi