YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5466
KARAR NO : 2012/8045
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 14.12.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …. köyünde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile (A) ile gösterilen 2010,32 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1945 yılında 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu 15.06.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında 4999 sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince yapılan aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılmış ve 14.09.2010 tarihinde ilan edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra yenileme kadastrosu yapılmış ve 13.05.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyada mevcut fenni bilirkişi … …. ve orman bilirkişi … tarafından iade sonrası düzenlenen ek raporda dava konusu olan taşınmazın ilk tapulama paftasına göre 723,92 m2’lik kısmının tescil harici bırakılan alanda, 929,43 m2’lik kısmının 2018 parsel içinde ve 356,97 m2’lik kısmının paftada ark olarak gösterilen kısım içinde kaldığının bildirildiği görülmektedir. Ek rapora ekli taşınmazın tapulama paftası üzerinde yerini gösterir kroki incelendiğinde. 2018 parsel 41 nolu parselden gelmekte olup 41 parselin 09.06.1960 tarihinde ….. köyü …. mevkiinde incir bahçesi niteliği ile 19000 m2 olarak hükmen … adına tapuya tescil edildiği, bu parselin 23.5.1968 tarihinde ifrazı ile 1231 ve 1232 parselleri oluştuğu, 1231 parselin 17560 m2 yüzölçümü ile Yusuf Yılmaz adına tescil edildiği ve 2031 parselin ifrazı ile de 2018 ve 2017 parsellerin oluştuğu ….. köyü 2018 parselin 15060 m2 yüzölçümü ile ….. ve …. adına tapuda kayıtlı iken yörede yenileme kadastrosu yapıldığı ve taşınmazın …. köyü 103 ada 81 parsel numarası alarak 12272,38 m2 yüzölçümü ile … ve arkadaşları adına tapuya tescil edildiği sonucuna varılmaktadır. Yine ek rapora ekli taşınmazın yenileme paftası üzerinde yerini gösterir kroki incelendiğinde çekişmeli taşınmazın 103 ada 81 parsel dışında tespit harici bırakılan alanda kaldığı görülmektedir. Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde ….. köyü 2018 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosu sonucunda gölbaşı köyü 103 ada 81 parsel numarası aldığı, ancak; taşınmazın çapı, yüzölçümü ve köy adı değiştiği gibi, eski 2018 parsel içinde kaldığı belirlenen 929,43 m2’lik kısmın 103 ada 81 parsel sınırları dışında tapulama harici alanda bırakıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Her ne kadar; dava Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açılmış ise de, yukarıda belirlenen bulgulara göre dava Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tescili istemi ile birlikte 2018 parselin çapı içinde kaldığı halde yörede 1999 yılında yapılan yenileme kadastrosu sırasında 103 ada 81 parselin çapı dışında bırakılan yere karşı 10 yıllık süre içinde açılan itiraz davası niteliğindedir. Çünkü davacı … 103 ada 81 parselin hissedarlarından biridir.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonrası oluşan kadastro paftası, 41 parselin hükmen oluştuğu anlaşılmakta olduğundan hükme esas olan mahkeme kararına ait dava dosyası ve 1999 yılında yapılan yenileme kadastrosu sonrası oluşan kadastro paftası getirtilerek, mahkemece önceki bilirkişiler dışında bir orman bilirkişi, bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanı ve bir jeoloji mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonrası oluşan kadastro paftası ile 1999 yılında yapılan yenileme kadastrosu sonrası oluşan kadastro paftası ölçekleri birbirine eşitlenerek çekişmeli taşınmazın her iki pafta üzerindeki konumu belirlenmeli, 41 parselin hükmen oluştuğu anlaşılmakta olduğundan hükme esas olan mahkeme kararı ve varsa tescile esas kroki getirtilerek mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, çekişmeli taşınmazın tescil hükmü kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmalı ve denetlemeye elverişli ölçekli kroki alınmalı;dosyada mevcut ek raporda taşınmazın 356,97 m2’lik kısmının paftada ark olarak gösterilen kısım içinde kaldığının bildirildiğinden bu kısmın ark içinde kalıp kalmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı hususlarını değerlendirir şekilde jeolog bilirkişi tarafından düzenlenecek rapor alınmalıdır.
Ayrıca, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir. Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan olan olduğu, 41 parselin tesciline esas olan hüküm ve tescil krokisi kapsamı dışında kaldığı ve paftaların yenilenmesi işleminin doğru olduğu, taşınmazın baştan beri tescil harici bırakılan kısımda kaldığı belirlendiği taktirde davacı yararına zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olamadığı belirlenerek ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın, 41 parselin tesciline esas olan hüküm ve tescil krokisi kapsamında ve 2018 parselin çapı içinde kaldığı, yenileme kadastrosu sırasında çap dışında bırakıldığının tespiti halinde öncelikle 103 ada 81 parselin tapu malikleri davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra ve dahili davalıların göstereceği delillerde değerlendirilerek 2018 parseli çapı içinde kalan kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmelidir. 2018 parselin çapı dışında kalan ve tespit harici bırakıldığı anlaşılan kısımların zilyetlikle kazanılan yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.