Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/891 E. 2013/1573 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/891
KARAR NO : 2013/1573
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde … Köyü 329 nolu 11632 m2 yüzölçümlü taşınmazın, davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 9836,39 m²’lik alanının kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, 9836,39 m²’lik alanın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın 9836,39 m²’lik alanının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve (A2) harfi ile gösterilen 9836,39 m²’lik alanının tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescili ile müdahalenin önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B ile 1982 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastro çalışması vardır.
Mahkemece, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca, mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davalı, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesini ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, orman tahdidi içinde kalan (A2) ile gösterilen 10067,57 m² olarak hesaplandığı halde, hüküm fıkrasında (A2) ile gösterilen 9836,39 m² olarak eksik hesapla karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.