Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/537 E. 2010/11514 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/537
KARAR NO : 2010/11514
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,davalının müvekkili ile davalı arasında imzalanan 11.06.1996 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin yürürlüğe girdiği tarihten beri sözleşme şartlarına uymadığını, senelik tonaj taahhüdünün altında mal aldığını, ayrıca başka şirketlerden de mal aldığının tespit edildiğini bildirerek kâr mahrumiyetinden dolayı şimdilik 7.000.-TL.nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi’nde belirtilen 1000 tonluk satış taahhüdünün senelik olarak değil 5 yıl olarak verildiğini ve 5 yıl içinde belirtilen tonajın üstünde satış yapıldığını, müvekkilinin başka firmaların mallarını sattığı kabul edilse dahi bunun kendisine mal vermeyen davacının hatalı davranışından kaynaklandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşme süresince alması gereken tonajın altında mal alımı yaptığından davacının 197.630.37.-TL.lik kâr kaybının bulunduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalarak 7.000.-TL.nin dava tarihi 25.05.2006’dan itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle uğranılan kâr kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kotanın senelik olduğuna ilişkin bir ibare bulunmayıp, kotanın sözleşme süresi olan 5 yıllık süre için öngörüldüğü yönündeki bilirkişi raporu yerinde olup, mahkemece bu husus gözetilerek kotaya ilişkin talebin reddi gerekir. Ne var ki, davacının talebi içinde sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talebi de bulunduğundan mahkemece bu yön üzerinde durulmadan karar verilmesi isabetsizdir. Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de irdelenmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.