YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3134
KARAR NO : 2010/12048
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin davalıdan ticarethane satın aldığını, davalıya nakit ve senetle toplam 13.000 TL ödediğini, bakiye kalan her biri 1.000 YTL bedelli iki adet senet karşılığında 2.000 YTL ödediği halde davalının senetleri iade etmeyip icra takibine konu ettiğini, dava dışı …’ın icra dosyasında müvekkilinin borcunu üstlendiğini ileri sürerek müvekkilinin senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı yanın dosyaya kefil olan …’dan ibraname alındığını, bu nedenle borçlu olmadığını iddia ettiğini, ancak bir borçlunun diğer bir borçluya ibraname vermesinin asıl alacaklıyı bağlamayacağını, müvekkili tarafından verilmiş olan herhangi bir ibraname bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının keşideci olarak 1.000 TL’den 2.000,00 TL meblağlı iki adet bonoyu dava dışı lehtar …’a verdiği, lehtarın ise bu senetleri davalıya ciro ettiği, davalının davacı keşideci ile lehtar hakkında kambiyo senedine mahsus takip yaptığı, takip sırasında dava dışı …’ın takip konusu senetlerle ilgili olarak kefil olduğu, dosyaya ibraz edilen ibraname başlıklı belgede ise dava dışı … tarafından verildiği bildirilen adi belgede takibe konu senetleri ödemeyi kabul ettiğini bildirdiği, belirtilen tutanak ve belgelerin borcu ibra etmediği, Kırıkkale 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/307 esas, 2008/516 karar sayılı ilamında davacı tarafından takibe konu senet bedellerinin lehtara ödendiği bildirilmişse de bu ödemenin davalıyı bağlamadığı, ciranta ile lehtar arasında kötüniyet iddiasının dava dilekçesinde belirtilmediği, davacının borcun ödendiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.