Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11582 E. 2011/176 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11582
KARAR NO : 2011/176
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : HAZİNE – … VE ARKADAŞLARI
DAVALILAR : VAKIFLAR BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ – … VE ARKADAŞLARI
DAHİLİ DAVALI : …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davalılardan … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Beldesi, … Mahallesi, 486 ada 5 parsel sayılı taşınmaz … ve arkadaşları adına, 486 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ise … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, … Beldesi … Mahallesi… ada 5 parsel sayılı taşınmazın yayla ve orman niteliğinde bulunduğunu ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Diğer yandan; davacı … ve arkadaşları, 486 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 09.05.1952 tarih 13 numaralı 2000 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı nedeni ile adlarına 1144 m2 olarak tesbit edildiğini, ancak 486 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ve 486 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 30 m2’lik bölümünün tapu kaydı içinde kaldığını ileri sürerek … ve arkadaşları ile Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmışlar, Hazine çekişmeli 486 ada 3 parsel sayılı taşınmazın da yayla ve orman niteliğinde olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, davalar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve yayla niteliğinde olmadıklarından Hazinenin davasının reddine, davacı gerçek kişilerin davalarının kabulüne (D), (A) ve (B) harfli bölümlerin 486 ada 14 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı gerçek kişiler adlarına tesciline, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 486 ada 5 parselin bilirkişinin 08.09.2003 tarihli raporunda belirttiği şekilde davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.11.2008 gün ve 2008/10666-15431 sayılı kararı ile (çekişmeli taşınmazın bulunduğu (… Beldesi) mevkiinin herkesce bilinen maruf ve meşhur “… yaylası” niteliğinde olduğu, eski tarihli memleket haritasında dahi “… yaylası” olarak harita üzerinde yazılı olduğu açıklanmakta olup, aynı yerlerde bir çok gerçek kişi tarafından Hazineye yönelik olarak asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptali, tescil
-2-
2010/11582 – 2011/176

davalarında mahkemelerin çekişmeli taşınmazların yayla niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddi yolunda kurduğu hükümler temyizen incelenerek kesinleştiğinden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile etrafındaki taşınmazların yayla niteliğinde oldukları gözönüne alınarak, mahkemece davacı Hazinenin çekişmeli 486 ada 5 numaralı taşınmaza yönelik olarak açtığı davanın kabulü ile bu taşınmazın yayla olarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru olmadığı, ayrıca, davacı gerçek kişilerin 486 ada 3 sayılı parsel hakkında tespit maliki olan gerçek hasıma yönelik olarak açılan bir davanın bulunmadığı, yargılama sırasında tespit maliki olan Vakıflar Genel Müdürlüğünün davaya dahil edildiği anlaşılmış olup, karar başlığında Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğünün gösterilmemesi ve kararın tebliğ edilmemesinin de doğru olmadığı) nedenleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacı Hazinenin davasının KABULÜNE, … Mahallesi … ada, 5 parsel sayılı taşınmazın yayla vasfıyla özel siciline tesciline, davacı gerçek kişilerin ve katılan Hazinenin 486 ada, 3 parsel hakkındaki davasının husumet yokluğundan reddine, 486 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalı … ve ark. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 1996 yılında yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/01/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.