YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6975
KARAR NO : 2011/6586
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı HAZİNE, davaya konu … Köyü 657 parsel sayılı, 1180/147456 payı davalı … adına, 1180/147456 payı davalı … adına, tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KABULÜNE, davaya konu … köyü 657 parsel sayılı taşınmazın, davalı … adına kayıtlı bulunan 1180/147456 payı ile , davalı … adına kayıtlı bulunan 1180/147456 payının,tapu kaydının iptal edilerek HAZİNE adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 24 numaralı orman kadastro komisyonunca 1984 yılında yapılıp 21/11/1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı Yasanın 2896 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Daha sonra 59 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan ve 12/4/1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
19/01/2011 günü yürülüğe giren 6099 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanunununun 10 uncu maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkrada (Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.)hükmü getirilmiştir.Yapılan incelemede, davalıya tapu kaydındaki akit tablosunda belirtilen adresine dava dilekçesinin tebliği amacıyla çıkartılan tebligatın davalının adreste bulunmadığından iade edilmesi üzerine,mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında ise davalının tebligata elverişli adresinin bulunamadığı,daha sonra mahkemece dava dilekçesinin ilanen tebliğ edildiği gözlenmiş olup, yaptırılan tebligat, Tebligat Kanunu 10. maddesine uygun değildir.
H.Y.U.Y.’nın 73. maddesi uyarınca mahkeme davalıyı kanuni şekillere uygun olarak duruşmaya davet edip, savunma hakkını kullanma olanağı vermedikçe hükmünü veremez.
Mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanarak, taraf teşkili gerçekleştikten sonra, yargılamanın sürdürülmesi zorunlu olduğundan, davalının tebligata elverişli adresinin saptanarak bu davada da yer alma olanağı verilmeksizin, taraf teşkili tamamlanmadan, savunma ve delillerini bildirmesine olanak tanınmadan, davalının savunma hakkı kısıtlanacak biçimde işin esasına girilerek, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, davacı Hazinenin davaya konu yerin 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasına dayandığı, davanın kabulü ile davaya konu taşınmazın niteliği ve hukuki durumunun değişmesi söz konusu olacağından, davaya konu … köyü 657 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki davalılar dışındaki diğer paydaşların tamamının davada yer alması gerektiğinin düşülmemesi, bundan ayrı, davacı Hazine tarafından davaya konu taşınmaz hakkında aynı iddia ile açılan mahkemenin 2001/280 ve 2009/265 esas sayılı davalarının görülmekte olduğu gözlenmiş olup, mahkemece davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği, verilecek kararların infazı olanaksız hale getirecek biçimde çelişkili olabileceğinden, bu dosyalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarıca birleştirilerek görülmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 31/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.