YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1477
KARAR NO : 2011/4380
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay …. Hukuk Dairesinin 2008/6391-8770 sayılı … günlü bozma kararında özetle: “Aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2005/42 (Dairenin 2008/6391) Esaslı dosyasında…Mahallesi 303 ada 15, Mahkemenin 2005/43 (Dairenin 2008/6393), Esaslı dosyasında… Mahallesi 303 ada 11, Mahkemenin 2005/36 (Dairenin 2008/6394 Esaslı dosyasında…Mahallesi 16 sayılı parsellerin Orman Yönetiminin taraf olmadığı, Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince gerçek kişiler ile … Belediyesi ve Hazine arasında görülen davalar sonunda verilip kesinleşen tescile ilişkin kesinleşen mahkeme kararlarıyla oluşan tapu kayıtları dayanak gösterilerek, tapu miktarınca gerçek kişiler adına yapılan kadastro tesbitine, Orman Yönetimi tarafından taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açıldığı, bu dosyalarda yapılan keşifler sonucu elde edilen uzman bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu edilen parsellerin eski tarihli memleket haritasında aynı şekilde nitelendirildiği ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de,
Cumhuriyet Mahallesi 303 ada 11 sayılı parselle ilgili Mahkemenin 2005/43 (Dairenin 2008/6393) Esasına kayıtlı dosyada, karara dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri … tarafından düzenlenen 27.07.2006 tarihli raporda çekişmeli parselin 1960 yılında baskısı yapılan memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilip, rapora eklenen memleket haritasında taşınmazın konumu çekişmeli parselin tesbit krokisi ile bire bir örtüşmeyecek biçimde basitçe nokta şeklinde işaretlenmiş, …. Mahallesi 303 ada 15 sayılı parselle ilgili Mahkemenin 2005/42 (Dairenin 2008/6391) Esasına kayıtlı dosyada karara dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri … tarafından düzenlenen 30.10.2005 tarihli raporda çekişmeli parselin 1948 yılında baskısı yapılan memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilip, rapora eklenen memleket haritasında taşınmazın konumu (X) ile işaretlenmiş, temyiz incelemesi sırasında alınan ek raporlarında ise taşınmazın bu haritadaki konumunu kadastro paftası ile çakıştırmak suretiyle göstermişler ve taşınmazı tam kapalılık oluşturmayan çalılık (maki/funda sembolü) münhanilere göre eğimin oldukça yüksek olduğu bölümde işaretlemişler, 6831 Sayılı Yasanın 1/J Maddesi kapsamında kalıp kalmadığını değerlendirmemişler, taşınmazın üzerine ev yapılmadan önceki halini ve eğimini bildirmemişler, … Mahallesi 303 ada 16 sayılı parselle ilgili Mahkemenin 2005/36 (Dairenin 2008/6394) Esasına kayıtlı dosyada karara dayanak yapılan Orman Yüksek
Mühendisleri ….tarafından düzenlenen 12.04.2006 tarihli raporda çekişmeli parselin 1948 yılında baskısı yapılan memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilip, rapora eklenen memleket haritasında taşınmazın konumu çekişmeli parselin tesbit krokisi ile bire bir örtüşmeyecek biçimde basit kroki-nokta şeklinde işaretlenmiş, temyiz incelemesi sırasında alınan ek raporlarında ise taşınmazın bu haritadaki konumunu kadastro paftası ile çakıştırmak suretiyle göstermişler ve taşınmazı tam kapalılık oluşturmayan çalılık (maki/funda sembolü) münhanilere göre eğimin oldukça yüksek olduğu bölümde işaretlemişler, 6831 Sayılı Yasanın 1/J Maddesi kapsamında kalıp kalmadığını değerlendirmemişler, taşınmazın üzerine ev yapılmadan önceki halini ve eğimini bildirmemişlerdir. 303 ada 11 parselle ilgili bilirkişi kurulu raporuna eklenen 1960 yılında baskısı yapılan memleket haritasındaki ormanlık alanlarla semboller, 303 ada 15 ve 16 sayılı parsellerle ilgili aynı bilirkişi kurulları tarafından düzenlenen raporlara eklenen memleket haritasındaki ormanlık alanlarla sembollerden gözle görülür biçimde açıkça farklı olduğu, 1948 yılında basılan memleket haritasında beyaz ile renklendirilen bir çok alanın 1960 yılında basılan memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği görülmektedir. Çekişmeli parsellerin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları 1960 yılından sonra Orman Yönetiminin taraf olmadığı tescil hükmü ile oluştuğundan, 1948 yılında orman olarak nitelendirilmese bile, 1960 yılında ormana dönüşüp dönüşmediği, çekişmeli 303 ada 11, 15 ve 16 sayılı parselleri çevreleyen dava dışı aynı ada 13 ve 14 sayılı parsellerin hükmen orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, 100, 18, 21 ve 140 sayılı parsellerin de orman niteliğiyle kadastro tesbitlerinin itirazsız kesinleştiği, bu parsellerin eylemli devlet ormanı oldukları, çekişmeli parsellerin güneyindeki dava dışı 306 ada 1 sayılı parselin ev ve arsa niteliğiyle Gümrük Binası olarak Hazine, 303 ada 8 sayılı parselin de ev ve bahçe olarak kadastro tesbitinin gerçek kişiler adına itirazsız kesinleştiği gözetilerek, çekişmeli parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 1. Madde 1. fıkrası gereği orman sayılan yerlerden olup olmadığı, aynı maddenin 2. fıkrasında bentler halinde sayılan ayrık durumların var olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır.
Orman Yasasının 1. Madde 2. Fıkra (J) bendi gereğince “funda ve makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerler” orman sayılmamıştır. Ancak, Bilimsel olarak eğimin % 12’yi geçtiği yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı kabul edildiğinden, eğimin % 12’nin çok üzerinde olduğu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 1. Madde, 2. fıkrasının J bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur. Orman alanlarının 3573 Sayılı Yasa hükümleri ayrık olmak üzere teraslanmak suretiyle eğimin azaltılarak, imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gibi, bu tür faaliyetler suç teşkil etmektedir. Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).
Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr.M.Kemal Oğuzman, Prof.Dr.Ömer Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal servet ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı gibi, orman sayılan yerlerde Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın tescil hükmü ile oluşan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğindedir. Özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 gün 2008/2766-4435 ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul
edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz.
Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz. 6831 sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
Mahkemece, çekişmeli parselin bulunduğu yere ilişkin en eskisinden en yenisine özellikle 1948 ve 1960 yılında baskısı yapılan memleket haritaları ile hava fotoğrafları ve amenajman planları getirtilerek dosya keşfe hazırlanmalı, birbirine bitişik olan…Mahallesi 303 ada 11, 15 ve 16 sayılı parsellere ilişkin dava dosyaları arasında tapu uygulaması ve eski tarihli haritaların uygulanması yönünden ilgi bulunduğu gözetilerek dosyalardan birisi klavuz dosya seçilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; davalı tarafın tutunduğu tescil hükümleri ile oluşan tapu kayıtlarının dayanağı tescil krokileri uygulanarak kapsamları belirlenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) 1948 ve 1960 yılında basılan-memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, önceki bilirkişi kurulu raporlarının tartışıldığı ve çelişkilerin giderildiği duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki ve rapor düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu…Mahallesi 303 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı kargır binanın davalı …’e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği halde taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı kargır binanın davalı …’e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3., 4., 5. ve 6. paragraflarının kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer
olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.