YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3323
KARAR NO : 2011/4711
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …. Köyü 19 parsel sayılı 9160 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1987 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalıların elatmasının önlenmesi, tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan şerhin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tamamının tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu yere elatmasının önlenmesine, tapu kaydının beyanlar hanesindeki “üzerinde bulunan zeytin ağaçlarından yedi adedi … Köy Tüzelkişiliğine aittir.” şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz …Köyleri hudutnamesine göre … Köyü sınırları içinde kalmaktadır. Kavaklıdere Köyünde 1948 yılında orman kadastrosu yapılmış ve bu çalışmanın sonuçları … Köyünde ilan edilmemişse de bu çalışma seri usulle yapılmış olup köyün tamamını kapsamamaktadır. … Köyünün … İlçesine katılmasından sonra … ve… Köyleri arasındaki idari sınır olan Kazanderesi esas alınarak 1987 yılında yapılan ve 25/08/1988 tarihinde ilan edilen çalışma yöredeki ilk orman kadastrosudur. Taşınmaz bu çalışmada orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği,
bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesi 19/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.