YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1102
KARAR NO : 2011/3994
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan kadastro sırasında, …. Köyü 169 ada 4, 5, 6 ve 7 ile 170 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 15.982,90 m2, 2.115,20 m2, 1.237,19 m2, 12.095,76 m2 ve 5.247,61 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı …, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 169 ada 4 ila 7, 170 ada 1 ve 177 ada 7 parsellerin adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. … Köyü Tüzel Kişiliği; çekişmeli taşınmazların köy tüzel kişiliğine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. 11.05.2010 tarihinde yapılan keşifte davacı … imzalı beyanında; 170 ada 1 parsele yönelik davasından vazgeçmiş, 177 ada 7 parsele yanlışlıkla dava açtığını, 177 ada 7 parselle ilgisinin olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davacı ve katılanın davalarının reddine, 169 ada 4, 5 ve 6 parsellerin Simav Çayının yatağı içinde kaldıkları, bu haliyle tescile tabi olamayacakları, 169 ada 7 ve 170 ada 1 parsellerin ise eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktükleri, ormanın devamı niteliğinde oldukları gerekçesiyle 169 ada 4, 5, 6 , 7 ve 170 ada 1 parsellerin kadastro tespitlerinin iptal edilerek 169 ada 4, 5 ve 6 parsellerin 3402 Sayılı Yasanın16/C maddesi uyarınca paftasında dere olarak gösterilmelerine, 169 ada 7 ve 170 ada 1 parsellerin, komşu 177 ada 7 sayılı orman parseli ile birleştirilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, 177 ada 7 parsele yönelik davanın ayrılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktükleri, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi servet niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacakları, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya
başka bir yol ile kazanılamayacağı, kaldı ki; halen taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olmadıkları, davacı tarafından ekilip biçilmedikleri, davacı kişi yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 169 ada 7 ve 170 ada 1 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmeleri gerekirken, davalı olup tefrik kararı verilen komşu 177 ada 7 sayılı orman parseli ile birleştirilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün 2 ve 3 rakamlı bölümlerinde yer alan “komşu 177 ada 7 sayılı orman parseli ile birleştirilmek suretiyle” cümlesinin çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.