YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3338
KARAR NO : 2011/6602
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/05/2010 gün ve 2010/2490-5857 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, davalı taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosyada bulunan kadastro paftasında, Kızılırmak nehri davalı taşınmazların batısında görüldüğü halde, memleket haritasında ise doğusundaki taşınmazlardan sonra gelmektedir. Mahkemece, bu çelişki giderilmemiştir.3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. ) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KABULÜ ile, 18/10/2010 tarihli Kadastro Teknisyeni … … ile Harita Mühendisi … imzalı krokisine göre … ili, … ilçesi, … Köyü, Asar mevkiinde Doğusu: ark ve ilerisi 364 nolu parsel, Batısı: ark, Kuzeyi: … … zilyetliğinde bulunan taşınmaz, Güneyi: … zilyetliğindeki taşınmaz ile çevrili bulunan 81.77.m2 mesahalı taşınmaz ve … ili, … ilçesi, … Köyü, Asar mevkiinde Doğusu:ark, Batısı: arazi yolu, ilerisi kadastro harici tepe, Kuzeyi: … … zilyetliğindeki taşınmaz, Güneyi: … zilyetliğindeki taşınmaz ile çevrili bulunan 305.83.m2 mesahalı taşınmazların … ve … oğlu 1955 doğ. … adına tapuya TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu 1967 yılında yapılmış, çekişmeli yer kuru dere niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.