YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5518
KARAR NO : 2010/8757
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, takibe konu çekin sahteliği ile birlikte bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, İcra Mahkemesince alınan raporda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacının diğer iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, İcra Mahkemesince alınan bilirkişi raporuyla, bu konuda daha geniş araştırma yetkisine sahip bulunan genel mahkemenin bağlı olduğunun kabul edilemeyeceği ve davalının senedin veriliş nedeni yönünden isticvap edilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilmesi sonucunda bir karar verilmesi yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu ile çekteki imzanın davacıya ait olduğu, diğer iddiaların da yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. Davalı, 10.12.2009 tarihli isticvap beyanında, davacıya bir ev aldığını ve dükkan sattığını, bunun karşılığında davacının çek verdiğini belirtmiştir. Dosyaya sunulan 7 Kasım 1991 tarihli dükkan devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden ödendiği yazılıdır. Yine dosya arasında bulunan …Konut … Kooperatifinin yazısından kooperatif üyesinin davacı … olduğu, 15.12.1995 tarihinde taşınmazın tapusunun verildiği bildirilmiştir. Bu durumda davalı dükkan devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden aldığının yazılı bulunmasına ve taşınmazın davacı tarafından satın alındığının anlaşılmasına göre dava konusu çekin davacıya dükkan ve daire alımı haricinde başka bir sebeple düzenlendiğini ispat edemediği sürece bu çek nedeniyle davalının alacaklı olduğu kabul edilemez.
Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.