YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4791
KARAR NO : 2011/9047
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … köyü’nde yapılan kadastro çalışmaları sırasında adına tespit gören 233 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin bir kısımının ölçüm dışı olarak bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 245 ada 1 parsel içinde bırakıldığı iddiasıyla Orman Yönetimine husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece orman parseli hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığı gerekçesi ile 245 ada 1 sayılı orman parseli yönünden açılan davada, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde 10 günlük süre içerisinde talep halinde dosyanın nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 223 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin idari yoldan kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 8 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1978 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Yasanın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiği belirlendiğine göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … yararına vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca ve görevli mahkemede yargılama yürütülmemesi şartına bağlı olarak vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 6. bendinin tamamen kaldırılarak yerine altıncı bend olarak “Davalı … vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 500,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Orman Yönetimine verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.