YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4845
KARAR NO : 2010/8682
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıya mal satıp malları teslim ettiğini, buna ilişkin olarak sevk irsaliyesi ve fatura düzenlendiğini, davalının borcuna karşılık 30.09.2005 tarih, 2.832.00 YTL bedelli çek keşide edip müvekkiline teslim ettiğini, bu çekin müvekkili tarafından dava dışı bir şirkete ciro edildiğini, çekin birkaç ciro gördükten sonra en son hamili tarafından bankaya ibraz edildiğini, ancak karşılığının bulunmaması üzerine yetkili hamil tarafından çek keşidecisi davalı ile aralarında müvekkilinin de bulunduğunu, tüm cirantalar hakkında takibe geçildiğini ve önce müvekkiline hacze gelindiğini, müvekkilinin dosya borcunu ödeyerek çek aslını icra müdürlüğünden teslim alıp davalı keşideci hakkında takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin dava dışı 3.şahsın elinden rızası dışında çıkması nedeniyle çek zayi davası açıldığını ve çekin ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiğini, bu karar nedeniyle bedelin ödenmediğini, çekin daha sonra iptaline karar verildiğini ve ihtiyati tedbir kararının ortadan kalktığını ve çek bedelinin davacı tarafından 24.02.2006 tarihinde bankadan çekildiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının borcuna karşılık çek keşide ettiği,davacının aldığı bu çeki ciro edip kullandığı, çekin hamili tarafından takibe konulması nedeniyle davacının ciranta sıfatı ile borcu ödeyip, çeki teslim alıp keşidecisi olan davalı aleyhine takibe koyduğu, davacının ödediği bedel nedeniyle davalıdan alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekte davacı lehtar, davalı ise keşidecidir. Çekte sıfatı olmayan dava dışı …, çekin elinde iken çalındığı iddiası ile, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak çekin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 16.02.2006 gün 2005/231 2006/50 sayılı kararla çekin iptaline karar verilmiştir. Ancak çek son hamil dava dışı İlyas Kaya tarafından aralarında davacı ve davalının da bulunduğu keşideci ve tüm cirantalar hakkında … 2.İcra Müdürlüğünün 2005/2444 sayılı dosyası ile takibe konulmuş, dosya borcu davacı lehtar tarafından ödenerek çek davacı tarafından teslim alınıp, davalı keşideci aleyhine takibe konulmuştur.
TTK.nun 558/2.maddesi “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlu vadenin hulülünde senedin mahiyetine göre alacaklı olduğu anlaşılan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur” hükmünü içermektedir. Bu durumda ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olmasa dahi mevcut iptal kararına güvenerek yapılan ödeme ile borçlu borcundan kurtulur.Eğer ödeme yaptığı kişinin gerçek alacaklı olmadığını bildiği veya bu hususta hileli davrandığı kabul edilebildiği takdirde yaptığı ödemenin borçluyu borcundan kurtarması ise mümkün değildir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.