Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7725 E. 2010/11681 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7725
KARAR NO : 2010/11681
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

Mahkemesi :Sandıklı İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayetçi şirket vekili dilekçesinde müvekkilinin taahhüt işi yaptığını, borçlu … Ltd. Şti.nin de taşeron olduğunu; alacaklı işçilerin taşeron aleyhine giriştikleri takipler nedeniyle, müvekkilinin sorumluluğu da doğacağından taşeronun alacaklı olduğu 118.999,-TL’yi işçilerin alacaklı olduğu dosyalara gönderdiklerini; ancak ilgili icra müdürlüğünün bu paraları işçilerin dosyasına aktarmak yerine sıra cetveli yapılmak üzere Sandıklı İcra Müdürlüğüne gönderdiğini ve bu müdürlüğün de sıra cetveli düzenlediğini; şikâyet olunan tarafından gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin İcra Mahkemesi’nce iptal edildiğini; sıra cetvelinin bu haliyle kesinleşmesi durumunda müvekkilinin işçilere tekrar ödeme yapması gerekeceğini ileri sürerek sıra cetvelinde ilk sıranın işçilere ayrılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce borçlunun sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu şirket şikâyetçinin taşeronu olup, şikâyetçiden alacaklı bulunduğu tartışmasızdır. Yüklenicinin taşeron tarafından çalıştırılan işçilerin alacakları bakımından sorumluluğu, taşerona olan borcu ile ilişkili olmayıp, doğrudan sorumluluk halidir. Bu durumda şikâyetçinin taşerona İcra ve İflas Kanunu’nun 89 uncu maddesi çerçevesinde haczedilen tutar kadar borçlu olması yanında, bu borçtan bağımsız olarak işçilerin alacakları bakımından da borçlu olduğunun kabulü gerekir. Ödemenin sıra cetvelinde gösterilen şekilde yapılmasından sonra, şikâyetçinin muhtemel işçi alacağı ödemeleri mükerrer ödeme olmayıp, ayrı bir borcun ifası niteliğinde olacaktır.
Şikâyetçi takip borçlusu değilken, mahkemece borçlu olduğu düşünülerek şikâyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddinde isabet yok ise de, yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile şikâyetin reddi gerektiğinden, sonucu itibariyle yerinde görülen yerel İcra Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle sonucu itibariyle yerinde bulunan İcra Mahkemesi kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.