Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4739 E. 2010/11777 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4739
KARAR NO : 2010/11777
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Dava, davacının faturalar karşılığı davalıya satıp, teslim ettiği mal bedellerinden kalan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafından bir kısım malın teslim edilmediğini, teslim edilen malın bir bölümünün de ayıplı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, usulüne uygun tutulan, birbirini teyit eden taraf defterlerinde davacının davalıdan 14.890,70 TL bakiye fatura alacağının bulunduğunun tespit edilmesine, davalının TTK’nun 25/3.maddesi gereği süresinde ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle malı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağından ödediği bedeli geri isteyemeyecek olmasına, davalının geç teslim edildiğini savunduğu malın teslim tarihi belli olduğu halde sözleşmenin feshine dair iradesini davacıya bildirmemesine, davacının ödemezlik def’inin şartlarının oluşmamasına, toplanan delillerle göre, davanın kısmen kabulüne, 14.890,70 TL’nin dava tarihinden işleyecek değişen oranda yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının satın aldığı mal(karo) bedelini ödemediğini iddia ederken, davalı yan 20.04.2007 tarihli sipariş formu gereği davacının “60×60 ebadında Bianca Beyaz Mat” yer seramiği teslim etmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak 245m² sinin farklı mal olarak teslim ettiğini, bu halin Beyoğlu 18.Noterliğinin 23.08.2007 tarih, 20234 yevmiye nolu ihtarı ile davacıya bildirildiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan 20.04.2007 tarihli sipariş formundan ürünün ebadı, rengi, ölçülerinin belirlenmesi suretiyle taraflarca “aliud” tesliminin kararlaştırılıp satım sözleşmesinin böylece kurulduğu anlaşılmaktadır. Aliud teslimin söz konusu olduğu somut olayda ayıplı mal satım hükümleri uygulanamaz. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafından teslim edilen malın sözleşme ile kararlaştırılan mal olup olmadığının gerekirse mahallinde keşif yapılarak tespit edilmesi, farklı mallar olduğunun saptanması halinde sözleşme ile kararlaştırılan maldan farklı mal verilmesi hükümleri gözetilerek söz konusu karoların döşenip döşenmediği hususu üzerinde durulup, davalı sözleşmeyi bu yönden feshetmiş olduğundan malın davacıya aynen iadesi döşenmişse bedelden indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılıp, irdelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.