YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/896
KARAR NO : 2013/1572
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde, …) Köyü 681 nolu, 1460 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalı adına tarla vasfında tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın 1058,262 m²’lik alanın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, 1058,262 m²’lik alanın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın 1058,262 m²’lik alanın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (A) ve (B1) harfi ile gösterilen 1058,262 m²’lik alanın tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının müdahalesinin men-i’ne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B ile 1982 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastro çalışması vardır.
Mahkemece, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davalı, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesini ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule görede, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, orman tahditi içinde kalan (A) harfi ile gösterilen 848,06 m²’lik bölüm ile (B1) harfi ile gösterilen 231,79 m²’lik bölümün toplamı 1079,85 m² olduğu halde, eksik olarak 1058,262 m² olarak karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.