YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1899
KARAR NO : 2011/5126
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Beldesi, 163 ada 45 parsel sayılı 5396,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 1014 nolu vergi kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu, bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle vergi kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B) ile işaretli 3396,22 m²’lik kısmının parselden ifrazı ile 163 adaya ait en son parsel numarası ile aynı vasıfla Hazine adına tesciline, bu kısım üzerinde bulunan 100-150 yaş civarında 112 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Yasanın 19/2 maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, krokide (A) ile işaretli 2000,00 m²’lik kısmın ise yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve tespitin dayanağı vergi kaydı dere sınırlı olup, kuzeyi, güneyi ve doğusundaki kişilerin tanınmadığı, komşu parsel kayıtlarının da bu yeri metruke ve orman okuduğu gözönünde bulundurularak vergi kaydı miktar fazlası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hükmün 6., 7. ve 8. paragraflarının kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.