Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/4476 E. 2013/17715 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4476
KARAR NO : 2013/17715
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR : 1

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderlerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, maddi tazminat talebi kurumca karşılanmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, 26.088.16 TL manevi tazminat ile tedavi giderinin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat… ile davalılardan … vekili Avukat … geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş ve 06/03/2013 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; maddi tazminat talebinin Kurumca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine, bakım gideri ve manevi tazminat talebinin kabulü ile 11.088,16 TL bakım giderinin dava tarihinden itibaren, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 25.02.2004 tarihli zararlandırıcı olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edildiği, … Başkanlığı raporunda davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 64 olduğu, kontrol muayenesinin gerekmediği ve yardıma muhtaç durumda bulunmadığının belirtildiği, davacı vekilince sunulan Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 15.10.2007 tarihli raporunda davacının vücut fonksiyon kaybının % 91 olduğu, evde bakım hizmetinden yararlanabileceğinin belirtildiği, bilirkişi kusur raporunda davacı işçinin % 20 oranında müterafik kusuru bulunduğunun belirtildiği, hükme esas bilirkişi hesap raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranına göre iki seçenekli rapor düzenlendiği, % 64 sürekli iş göremezlik oranına göre yapılan hesaplamada dönem zararları toplamından Kurumca bağlanan gelirin en son peşin sermaye değeri ve sosyal yardım zammının tenzil edilmesi sonucu 11.088,16 TL karşılanmamış zararı bulunduğunun, % 91 sürekli iş göremezlik oranına göre yapılan hesaplamada dönem zararları toplamından Kurumca bağlanan gelirin en son peşin sermaye değeri ve sosyal yardım zammının tenzil edilmesi sonucu 79.633,67 TL karşılanmamış zararı bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı sigortalının yardıma muhtaç durumda bulunmadığının, hüküm altına alınan bakım giderinin bilirkişi hesap raporunda tespit edilen sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat miktarı olduğunun ve Kurumca tespit edilen % 64 sürekli iş görmezlik oranına göre bakım gideri hesabı yapılmadığının anlaşılmasına rağmen, Mahkemece sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine ve hesap raporunda tespit edilen maddi tazminatın bakım gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca, sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat isteminin yeniden değerlendirilerek, infazda karışıklığa yol açmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekmektedir.
3-Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 kararı ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan asıl davada 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalılar …, … ve …. San. ve Tic. Ltd. Şti, aleyhine Bakırköy İş Mah. 2009/139 esas sayılı dosyası ile açılan birleşen davada 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
“Manevi tazminatın bölünemezliği” ilkesi gereğince davacının sonradan açtığı dava ile manevi tazminat istemini arttırarak 20.000,00.-TL olarak talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, manevi tazminat istemi hakkında asıl davada talep edilen miktarı aşacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Dava ve taraf ehliyeti Kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce re’sen göz önünde tutulur. Davacı …’in Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.04.2005 tarihli kararı ile vesayet altına alındığı ve yargılamanın vekil aracılığıyla takip edildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan vesayet altındaki kişinin davada taraf olabilmesi için 4721 sayılı TMK’nun 462/8 (yürürlükten kaldırılan 743 sayılı TMK’nun 405/8) maddesi gereğince vesayet makamından dava ve husumete izin almak zorunludur. Dosya içerisinde vesayet makamı tarafından dava ve husumete izin verdiğine ilişkin bir karar mevcut değildir. Hal böyle olunca vesayet altındaki kişi için yürürlükte olan 4721 sayılı TMK’nun 462/8 (yürürlükten kaldırılan 743 sayılı TMK’nun 405/8) maddeleri gereğince vesayet makamı tarafından dava ve husumete izin verildiğine ilişkin karar varsa eklenmesi, yok ise tamamlanarak ve ibraz edilmek üzere davacı vekiline süre verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde,tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,davacı ile davalılardan … yararına takdir edilen 900.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.