Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6262 E. 2011/5680 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6262
KARAR NO : 2011/5680
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/07/2005 tarih 2005/4352-9283 sayılı bozma kararında özetle; “Davalılar adına tescile karar verilen … parselin krokide (D) harfi ile gösterilen 11060,68 m2, 105 ada 2 parselin krokide (F) harfi ile gösterilen 3239,32 m2, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3562,80 m2, … parselin sarı boyalı 17061,69 m2, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3028,11 m2’lik bölümleri ile … parsel hakkında Hazine ve Orman Yönetimi ile davalıların temyiz itirazlarına gelince; Bozma ilamında, çekişmeli parsellerin kadastro tespitlerinden önce dava konusu olmaları nedeniyle tutanakların malik hanelerinin açık sayılacağından, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmü gözönünde bulundurularak resen gerçek hak sahipleri belirlenip adlarına tescile karar verilmesine işaret edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların tarafların kök miras bırakanlarından kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığına ilişkindir. Yerel bilirkişi, ortak miras bırakandan kalan taşınmazların paylaşıldığını bildirmişse de, taşınmazlardan bir kısmı orman ve hali arazi niteliğinde olduklarından Hazine adına tescillerine karar verildiğine, bir kısmının da mera olduğu belirlenerek mera olarak sınırlandırıldığına göre, mirasçılar arasında yapılan paylaşımın bozulduğunun kabulü gerekir. Zira, bir kısım adlarına tescil kararı verilen kişiler dahi paylaşımın yapılmadığını, tüm mirasçıların taşınmazlarda payları bulunduğunu iddia ederek hükmü temyiz ettiklerinden, bu konuda hukuki yararları da vardır. O halde, taraflardan ayrıca gösterecekleri tanıklardan ve keşifte dinlenen yerel bilirkişilerden dava konusu parsellerin hangi ortak miras bırakana ait olduğu sorularak, o kişiden veraset ilamı istenmeli, muristen kalan taşınmazlarla ilgili paylaşım bozulduğundan ve mirasçılar arasında da zamanaşımı hükümleri uygulanamayacağından, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak orman ve mera olmadığı belirlenen taşınmazların ya da bölümlerinin taraflar lehine ve aleyhine oluşan usuli kazanılmış hak kuralı da gözetilerek gerçek hak sahipleri adlarına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Hazinesinin davasının KABULÜ İLE, … ili, …
ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain … parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin İPTALİNE, kadastro bilirkişisinin 30.12.2009 tarihli rapor ve eki krokisinde dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve (C) harfi ile gösterilen 7665,41 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve (E) harfi ile gösterilen 2244,95 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmazın tamamı, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve (A) harfi ile gösterilen 25108,92 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve yeşil renk ile taralı 12233,40 m2 yüzölçümüne sahip kısım ve aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve yeşil renk ile taralı 31594,38 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmazların tamamı hakkında mahkememizce verilen 30.11.2004 tarihli, 2001/2 Esas ve 2004/98 Karar sayılı kararımızın Yargıtay 20 Hukuk Dairesi’nin 07.07.2005 tarihli 2005/4352 Esas ve 2005/9283 Karar sayılı ilamı ile onanarak döndüğü ve kesinleştiği görülmekle bu kısımlar ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, kadastro bilirkişisinin 30.12.2009 tarihli rapor ve eki krokisinde dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, (D) harfi ile gösterilen ve sarı renk ile taralı 11060,68 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, (F) harfi ile gösterilen ve sarı renk ile taralı 3239,32 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve sarı renk ile taralı olarak gösterilen 3562,80 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, (B) harfi ile gösterilen ve sarı renk ile taralı 17061,69 m2 yüzölçümüne sahip kısım, aynı yerde bulunan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve sarı renk ile taralı olarak gösterilen 3028,11 m2 yüzölçümüne sahip kısım ve aynı yerde bulunan 6408,48 m2 yüzölçümüne sahip … parsel sayılı taşınmazın tamamının … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.03.2008 tarihli, 2008/146 Esas ve 2008/163 Karar sayılı kararındaki hisseleri oranında kök muris …’un mirasçıları olan davalı ve dahili davalılar adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalılardan … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
Davalılar adına tescile karar verilen … parselin krokide (D) harfi ile gösterilen 11060,68 m2, 105 ada 2 parselin krokide (F) harfi ile gösterilen 3239,32 m2, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3562,80 m2, … parselin sarı boyalı 17061,69 m2, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3028,11 m2’lik bölümleri ile … parselle yönelik Hazinenin davası mahkemenin 30.11.2004 gün ve 2001/2 eses 2004/98 karar sayılı ilamıyla reddedilip Yargıtay 20 Hukuk Dairesi’nin 07.07.2005 gün 2005/4352 esas ve 2005/9283 karar sayılı ilamı ile Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar verildiğinden mahkeme hükmü davacı hazine yönünden kesinleşmiş olup temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
Hükmüne uyulan bozma ilamında 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmü gözönünde bulundurularak resen çekişmeli taşınmazların gerçek hak sahipleri belirlenip adlarına tescile karar verilmesine işaret edilmiştir. Bozma öncesi yapılan yargılama ve keşif neticesinde dava
konusu … parselin (D), … parselin (F) harfiyle işaretli kısmının Ağustos 1950 tarih 91 nolu tapu, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3562,80 m², … parselin sarı boyalı 17061,69 m² ve … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3028,11 m²’lik bölümlerin ise Eylül 1958 tarih 8 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenmiş olmasına rağmen bu taşınmazların … …’dan kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Şöyle ki; Ağustos 1950 tarih 91 nolu tapu kaydı … ve …, Eylül 1958 tarih 8 nolu tapu ise …, … ve … adına olup mahkemece tapu kaydının uyduğu taşınmazların tapu malikleri, tapu malikleri ölmüş ise mirasçıları adına tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca; … parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında taşınmazın … tarafından … …’dan 1970 yılında satın alındığı, Madan’ın ölümüyle mirasçıları Yazgülü ve Medine’in yapmış oldukları taksim neticesinde Medine’ye düştüğü belirlenmiştir. Belirlenen edinme nedenine göre … parsel sayılı taşınmazın … adına tesciline karar verilmemesi de doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün … parselin (D), 105 ada 2 parselin (F), … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3562,80 m2, … parselin sarı boyalı 17061,69 m2, … parselin sarı boyalı olarak gösterilen 3028,11 m2’lik bölümleri ile … parselle ilişkin kısmının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişilere iadesine 05/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.