Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11132 E. 2013/1447 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11132
KARAR NO : 2013/1447
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 105 ada 45 parsel sayılı 5341,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı gerçek kişiler adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı Hazine ve katılan … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu Sumaklı Köyü, 105 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen orman bilirkişinin taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu yönündeki raporuna dayanılarak dava konusu 105 ada 45 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, toplanan delillere göre, hüküm dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli 105 ada 45 parseli kuzey yönünden çevreleyen 105 ada 44 parsel ile güney yönünden çevreleyen 105 ada 46 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri gerçek kişiler adına yapılmış olup, itirazsız kesinleşmişlerdir. Bu durumda, çekişmeli 105 ada 45 parsel sayılı taşınmazın dört tarafı orman alanı ile çevrili olmadığından, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğu yönündeki kabul doğru ve yerinde değildir.
Ayrıca, uzman orman bilirkişi tarafından 1956 ve 1988 tarihli memleket haritalarına ve 1952 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarına dayalı yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın açık alanda (orman sayılmayan alanda) kaldığı belirlenmiştir. Yine taşınmazın eylemli biçimde orman olmadığı da saptandığı gibi, taşınmazın hali hazır niteliğiyle tarla niteliğinde olduğu ve üzerinde buğday firezi olduğu, keşifte dinlenen yerel bilirkişi de, çekişmeli taşınmazın davalılara dedelerinden miras yoluyla kaldığını ve 40-45 yıldır davalılar ve ataları tarafından ekilip biçildiğini bildirmiştir.
Buna göre, yani mahkemece toplanan deliller, bilirkişi raporları ile keşif tutanağına yansıyan bilgilere göre, çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmî belgelerde ve eylemli olarak orman olmadığı ve davalı gerçek kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14 – 17. maddelerinde
öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Tüm bu yönler gözetildiğinde, davacı Hazine ile katılan … Yönetiminin davasının reddi ile taşınmazın tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davacı Hazine ile katılan … Yönetiminin davasının kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi