YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5457
KARAR NO : 2011/4860
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar dava dilekçeleriyle, …köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının 30.06.2008 ila 30.07.2008 tarihleri arasında kısmi ilana çıkartıldığını, zilyetliklerinde olan ve tapusu bulunan taşınmazlarının 101 ada 1 nolu 155 hektar 1547,90 m² yüzölçümüyle tespit edilen orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptaliyle taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 101 ada 1 parselin tespitinin iptali ile ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2106,49 m², (B) ile gösterilen 358,56 m² ve (C) ile gösterilen 2267,77 m² taşınmazın ölü …adlarına, parselin kalan kısmının tespit gibi orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kısmi ilan süresi içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; raporu hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu 1950 ve 1990 tarihli hava fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazların konumunu lokal olarak elle işaretleyerek gösterdiği gibi 1950 tarihli hava fotoğrafının uyarlandığı memleket haritası getirtilerek uygulama yapılmamış,1960 basımlı memleket haritasında taşınmazların yeşil renkle görünme nedenlerinin üzerlerinde bulunan meyve ağacı örtüsünden dolayı olduğu açıklandığı halde memleket haritasında ibreli ağaç sembolleri göründüğünden nedeni sorularak mahkemece çelişki giderilmemiş, ayrıca ağaçların sayısı, yaşı açıkca belirtilmemiş, uzman ziraatçi bilirkişiden dava konusu yerlerin toprak yapıları ve kültür arazisi olup olmadıkları yönünde rapor alınmamıştır. Yetersiz ve memleket haritasıyla çelişkili raporlara dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, 1950 tarihli hava fotoğrafının uyarlandığı memleket haritası, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 veya 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrometri yöntemiyle düzenlenen
kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların miktarı ve konumuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı, orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli; tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.