YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6297
KARAR NO : 2011/5637
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 110 ada 47 parsel sayılı 43072,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 02.06.1936 tarihli 2 nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, … … ¾ payının kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece; gerçek kişinin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve 03.05.2006 günlü fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 13215.69 m² lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 29856,32 m² lik kısmın tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (A) ile gösterilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığı ve (A) bölümünün orman niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi Tuğba Doğan’ın elle işaretleme yaptığı 28.04.2006 günlü raporunda çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılmayan alanda kaldığı açıklandığı halde, Dairenin 24.02.2011 günlü iade kararı üzerine orman bilirkişi Enver Ciğerlioğlu ile fen bilirkişi … … tarafından düzenlenen 11.04.2011 günlü raporda taşınmazın tamamının orman bütünlüğünü bozan, orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu gibi dayanak tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları getirtilerek sınırları taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden sorularak yapılan keşifte uygulanmamış, dört sınır itibarıyla taşınmaza uyup uymadığı da saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.