YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/883
KARAR NO : 2011/4749
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay …. Hukuk Dairesinin 22/06/2009 gün ve …. sayılı bozma kararında özetle; ” Çekişmeli ….180 ada 15 sayılı parsel (99.999 m2) hakkında Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasıyla açılan davada Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin dayanılan tapu kayıt kapsamının belirlenmesi ve sınırda orman bulunması nedeniyle orman araştırması yapılması yönündeki bozma kararına uyulduktan sonra, taşınmazın (B), (C) ve (D) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, (A) bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmişse de, 04/07/2008 tarihli rapora ekli krokideki (A) bölümünün de 2002 tarihli memleket haritasından kısmen yeşil göründüğü, bu nedenle bu bölümlerin de orman olarak tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra (B), (C) ve (D) bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (A) bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1995 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılıp kesinleşmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararına göre; mahkemece (A) işaretli taşınmaz bölümünün eski tarihli memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu bölüm hakkındaki davanın reddine, (B), (C) ve (D) işaretli bölümlerin ise orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır ancak hüküm yerinde 04.07.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verildiği açıklanmıştır. Oysa 04.07.2008 havale tarihli rapor, bozma kararından önce alınan rapordur. Bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma inceleme sonucu 04.07.2010 tarihli rapor hazırlanmış ve bu rapora göre, taşınmazın B= (12471 m2), C=(3020 m2) ve D=(559 m2) işaretli bölümlerinin orman sayılan yer olduğu, A= (83947 m2) işaretli bölümün ise orman sayılmayan yer olduğu belirlenmiştir. Mahkemece 04.07.2010 tarihli rapor esas alınarak karar verilmesi gerekirken, raporların ay ve günlerinin aynı olması nedeniyle ve maddi yanılgı sonucu, miktar da belirtilmeksizin hüküm yerinde 04.07.2008 havale tarihli rapora göre karar verildiğinin açıklanması ve ayrıca; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı
aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı yasının 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1.ve 2.bentlerinin hükümden çıkarılarak, yerine “04.07.2010 tarihli rapora göre, çekişmeli 180 ada 15 parselin B=(12471 m2), C=(3020 m2) ve D=(559 m2) işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, A=(83947 m2) işaretli bölüme yönelik davanın reddine” ve 3 ve 5. bentlerinin hükümden çıkarılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.