YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1111
KARAR NO : 2013/1935
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile … Beldesi, … Mahallesinde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, 389 ada 1 parsel numarası ile sınırlanan orman parselinin sınırlarının daraltılarak tesbit edildiğini iddia ederek, işlemin iptali ile yüzölçümünün düzeltilerek tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra yapılan arazi kadastrosunda, davacı … Yönetiminin dava konusu yaptığı taşınmaz alanı içinde bulunan ve 389 ada 33, 34, 35, 36, 37, 39, 40, 42 ve 43 parsel numaralarını alan taşınmazlar hakkında kadastro müdürlüğünce tutanak tanzim edilerek, tutanak asılları, taşınmazların malikleri belirlenmiş biçimde davalı olarak mahkemeye gönderilmiştir. Genel arazi kadastrosu askı ilan süresi içinde Orman Yönetimi tarafından, ayrıca; çekişmeli 389 ada 33, 34, 39 ve 43 nolu ve 390 ada 158 nolu taşınmazlar yönünden ayrı ayrı kadastro tesbitine itiraz davaları açılmıştır. Yine, askı süresi içinde, davalı …, 389 ada 43, 390 ada 158 ve 9 nolu parselleri, kadastro tesbitinden önce, tesbit maliklerinden satın aldığını iddia ederek kadastro tesbitine itiraz davası açmış, davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 389 ada 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40 ve 42 nolu taşınmazların tamamı ile 390 ada 158 nolu ve 389 ada 43 nolu taşınmazların kısmen orman sayılan yerlerden olduğu, 158 ve 43 nolu parsellerin kalan bölümleri ile 390 ada 9 nolu taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı … yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, 389 ada 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40 ve 42 nolu taşınmazların tamamı ile 390 ada 158 nolu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 505,92 m2 yüzölçümlü bölümün ve 389 ada 43 nolu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 3295,37 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 158 nolu parselde geriye kalan ve (D) harfi ile gösterilen 778,84 m2’lik bölümü ile 43 nolu parselin 1273,90 m2’lik bölümünün ayrıca, 390 ada 9 nolu taşınmazın tamamının davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi tarafından dava konusu yaptığı 389 ada 43 nolu ve 390 ada 158 nolu taşınmazların davacı kişiye verilen bölümleri ile dava konusu yapmadığı 390 ada 9 nolu taşınmaza yönelik olarak; davalı Hazine tarafından, esasa yönelik olarak; davalı … tarafından da 43 ve 158 nolu taşınmazların orman sayılan bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve arazi kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu 389 ada 43 nolu parselin 1273,90 m2
yüzölçümlü bölümü ile 390 ada 158 nolu parselin (D) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 390 ada 158 nolu parselin (C) harfi ile gösterilen ve 389 ada 43 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, 390 ada 9 nolu parsel yönünden taleple bağlı kalınarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı …’dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/2/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.