Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/515 E. 2011/2237 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/515
KARAR NO : 2011/2237
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; 22.11.2004, 30.08.2005, 07.10.2005, 07.10.2005, 30.12.2005, 19.12.2006 günlü kat malikleri kurulu toplantılarında alınan kararların yasaya aykırı olduğunu belirterek bu toplantılarda alınan kararların iptalini istemiş; mahkemece, dava konusu toplantılar ile dava tarihi arasında altı aydan fazla süre geçtiği gerekçesiyle süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 5711 sayılı Yasa’yla değişik 33.maddesinde; “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5711 sayılı Yasa’da, bu yasanın yürürlüğe girdiği 28.11.2007 tarihinden önce alınmış kat malikleri kurulu kararları hakkında hangi sürede dava açılabileceğine dair bir hükme yer verilmediği gibi aksine bir yasal düzenleme bulunmadığı takdirde her hukuki olayın meydana geldiği tarihte yürürlükteki yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden maddede sözü edilen sürelerin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra alınmış olan kat malikleri kurulu kararlarına karşı açılan davalarda uygulama imkanı vardır. Bu sebeple; mahkemece, tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.