YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16232
KARAR NO : 2013/18034
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ………. TAŞ. ………. Müdürlüğü, ………. İnş. San. Ve Tic. AŞ. ile ………. İnş. ve Müh. AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ………. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalılar şirketler vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ………..ve Tic.A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, davacı eş için 20.281,21TL maddi tazminatın 08.06.2003 tarihinden yasal faiziyle davalı ………. haricindeki davalılar ….. adi ortaklığı,………. A.Ş,………. A.Ş’den ( ….. A.Ş’nin police limitiyle sınırlı olarak)müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Temerrüt faizi için, kural olarak, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. Borcun muaccel olması, kendiliğinden borçlunun temerrüde düşmesini gerektirmez. Ayrıca, Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince temerrüt için alacaklının ihtar yapması da gereklidir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK’nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi haksız fiil sorumlusu olmayıp, sorumluluğunun kaynağı davalı işverenle yaptığı sigorta sözleşmesine dayandığından davanın açılmasından önce davalılardan ….. A.Ş .’ne davacı tarafından ihtar yapıldığı, başka bir anlatımla söz konusu davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından davalı sigorta şirketi’nin maddi tazminat davası bakımından dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekirken, olay tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi 14.11.2012 tarihli hükümde bir yandan davalı ……San.ve Tic.A.Ş hakkındaki dava’nın reddine karar verilirken diğer taraftan davacı eş için kararlaştırılan maddi tazminattan ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık içerisindeki bir şirket olarak bu davalı şirketin(….. ……San.ve Tic.A.Ş) sorumluluğuna karar verilmesi de ayrıca infazda tereddüt doğuracak nitelikte bir karar olduğundan doğru bulunmamıştır.
Mahkemece yukarıdaki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalı şirketler vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.