YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4019
KARAR NO : 2011/13486
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av . … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin 29.06.2000 tarihli sözleşme ile abone olduğunu, düzenli olarak faturaların ödenmesine rağmen davalının 722.837.50. TL’lik fark faturası ile alacak talep ettiğini itirazı kayıt ile ödeme yapmak zorunda kaldıklarını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalarak 100.000. TL borçlu olmadıklarının tespitini, ıslah ile dava değerini 565.325.90. TL daha arttırıp, borçlu olmadığının tespiti ve ödenen paranın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, yapılan kontrolde davacının kaçak elektrik kullandığının belirlendiğini ve yönetmelik uyarınca EPDK kararları gözetilerek fark tahakkuku yapıldığını uygulamanın doğru olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 12.12.2009 tarihli rapora itiraz üzerine alının 26.05.2010 tarihli rapor doğrultusunda davacının 665.327.90.TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin teknik konuların belirlenmesi için 12.12.2009 tarihli rapor alınmış, bilirkişi kaçak kullanım olmadığını dikkate alarak hesaplama yapmış, tarafların bu rapora itirazı üzerine alınan 26.05.2010 tarihli raporda ise kaçak tüketim yapıldığı öngörüldükten sonra kaçak kullanım bedeli tespit edilmiş ve bu rapora uyularak mahkemece hüküm oluşturulmuştur.
Davalı taraf 26.05.2010 tarihli rapora da hesap sistemi yönünden itiraz etmiştir.
Teknik incelemeyi gerektiren hususlarda bilirkişi incelemesi yapılması yasa gereği olup alınacak raporların birbirini doğrulaması ya da varsa çelişkinin yeni bir rapor alınarak giderilmesi gerekir. Somut olayda 12.12.2009 tarihli rapor ile 26.05.2010 tarihli rapor arasında çelişki bulunmakta olup bu husus davalı yanca açıkca belirtilmiştir.
O halde mahkemece iki rapor arasında çelişki olduğu dikkate alınarak davalının ikinci rapora yaptığı itirazındaki hususların değerlendirilmesi yönünden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.