Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4445 E. 2012/8098 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4445
KARAR NO : 2012/8098
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında …. Beldesi …. Mahallesi …. mevkii 158 ada 5 parsel sayılı 1366,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve arsası niteliğiyle … zilyetliğindeyse de, Asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek . malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmesi gerekirken, … adına yapılan tesbitin yanlışlıkla kesinleştirilerek, tutanak Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmişse de, tutanak aslı, asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğu kayıt altına alınarak getirtilip dosyaya eklenmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinin 1995/200 sayılı dava dosyasında davacı … 31.03.1994 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …. beldesi, ….. mevkiinde bulunan taşınmazın 100 m² bölümünü noter senedi ile satın aldığı halde, tescil davası sonunda tamamının davalı … adına kayıt edildiği, mahkeme kararının henüz kesinleşmediği, taşınmazın bu bölümü için verilen tescil hükmünün iptali ve bu bölümün adına tapuya tescili istemiyle dava açmış yine … tarafından 06.09.1995 günlü dilekçeyle ve aynı sav ile … aleyhine açılan tapu iptal tescil davası Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1995 gün ve 1995/189-140 sayılı kararı ile Mahkemenin 1995/200 sayılı dava dosyası ile birleştirildikten sonra kadastro mahkemesine devredilmiştir.
….. ve ….. Atlı 28.05.2002 tarhinde 158 ada 5 sayılı parselin tek başına davalıya ait olmadığı, ortak muris …’den geldiği ve paylaşılmadığı, ortak muris …’in tüm mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Yargılama sırasında ölen …..’in mirasçıları davayı davacı sıfatıyla takip etmiştir.
Davacı … tarafından … aleyhine 14.10.2009 gününde Akçatekir beldesi 158 ada 5 sayılı parselin yayla olduğu tapusunun iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemiyle açtığı tapu iptal tescil davasında, dava konusu parselin kadastro tesbiti kesinleşmediğinden Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesinin 2009/13 sayısına kayıt edilen dava Kadastro Mahkemesinin 1998/98 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece; katılanlar ….. ve …..’ın davasının reddine, …’nın davasın ise kesin hüküm nedeniyle reddine, birleşen 2009/13 sayılı dosyada davacı Hazinenin davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, davacı …’nun derdest dosyada ve birleşen 1995/189 sayılı dosyasında davasının kabul nedeniyle kısmen kabulüne, ilişkin verilen karar Orman Yönetimi, Hazine ve katılanlar …, … mirasçıları … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle Dairenin 24.06.2010 gün 2010/5818-9084 sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin müşterek bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, (A ve B) ile gösterilen bölümlerinin ise orman sınırları dışında olmakla birlikte kamu malı yayla sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir.
Devlet ormanları ve kamu malı yaylalar tapu yada zilyetlikle edinilemeyeceği gibi bu tür taşınmazlar üzerindeki zilyetlik hukuken suç oluşturur. Yasalar karşısında suç olan eylemler bu eylemleri yapan kişiler yararına hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay HGK nun 31.1.2002 tarih ve 2000/8-1836-13 sayılı ilâmında belirtildiği gibi (Akçatekir beldesi, Küçüktekir mahallesi) mevkii herkesçe bilinen maruf ve meşhur “Tekiryaylası” nı, eski tarihli memleket haritasında dahi “Tekir Yaylası” olarak harita üzerinde yazılı olup, yaygın yapılaşma ve yerleşme olgusundan, halkın serinlemek için yaz aylarında kullandığından, ancak kullanım şekli ile genel tanımı yapılan yayla tipine uymadığından söz edilerek bu yerin yayla olmadığı ileri sürülmekteyse de, öncesi yayla olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak yazlık evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermeleri taşınmaz ile etrafının öncesinin kadim yayla olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılama haline getirilen ve çukurovaya nazaran daha serin olduğu için halk arasında da yayla olarak anılmaktadır şeklindeki düşünceler ile yaylanın özel mülkiyete konu hale getirilmesinin doğru olmadığı, aynı yerde Hazine tarafından aynı istekli bir çok taşınmaz hakkında dava açıldığı ve yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz incelemesinin bir kısmının Dairemiz, bir kısmının da 14. Hukuk Dairesince yapıldığı, gerek dairemiz ve gerekse 14. Hukuk Dairesi (örneğin 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarih 2008/3420-4597 sayılı) kararlarında ” … Eski bir belde veya köyün yerleşim merkezi ve ona yeterli olacak etrafındaki bağ ve bahçe yerleri ile tarım alanları hakkında ileri sürülen yayla iddiasının yöntemince kanıtlanmadığı sürece bu yerlerin yayla kabul edilemeyeceği ve bu bölümlerde varlığı tesbit edilen özel mülkiyet alanlarının korunacağı … eski bir köy olan …. köyü ilk yerleşim alanı ve etrafındaki bağ, bahçe ve tarım alanlarının İledin Gediğinden Esat Deresini takiben Otobana ulaşan hattın kuzeyini oluşturan ve içerisinde …. mahallesi, ….,….. ve …. gibi bölgeleri içine alan bölümlerin köyün eski yerleşkesi olarak kabul edildiği, yukarıda hattı belirtilen iledin gediği ve esat deresinin güneyini teşkil eden bölgelerin ise sonradan yerleşime açılan ve kullanılmaya başlanan orman ve yayla yerleri olduğu” nun kabul edildiği, gözetilerek davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddine, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerinin ise yayla olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacı … ve Müdahil davacıların davalarının REDDİNE, birleşen 2009/13 esas sayılı dosya davacısı Hazinenin ve davacı – karşı davalı … Yönetiminin davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne ve dava konusu 158 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaline, 07.03.2003 tarihli orman bilirkişisi Nihat Güleçoğlu ile fen bilirkişisi Mustafa Atakan tarafından düzenlenen krokili raporda (A)=295,82 m²’lik ve (B)=91,52 m²’lik bölümlerinin yayla niteliğiyle özel siciline, (C)=979,35 m²’lik bölümünün ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1951 yılında yapılıp kesinleşmiş 1990 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre 80 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman tahditinin aplikasyonu ve 2/B uygulaması yapılmıştır.

-3-
2012/4445-8098

1) Hazinenin temyiz incelemesi yönünden; mehkemece verilen hüküm davalı-karşı davacı … tarafından 25.10.2011 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de, davalı idare vekilince verilen 03.11.2011 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçildiği anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi ve …’in temyiz istemlerine gelince; dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bendde belirtilen gerekçelerle Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2 nolu bendde belirtilen gerekçelerle Orman Yönetimi ve …’in temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı …’den onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 29/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.