YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6292
KARAR NO : 2012/9074
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – …
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … köyü 69 parsel sayılı 17000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1964 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında belgesizden tarla niteliği ile davalı … adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek tapunun iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tescili, davalının el atmasının önlenmesi istemi ile 11/11/1975 tarihinde Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış; mahkemece taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olması nedeniyle yönetimin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/12/1993 tarih, 1993/12519 – 11501 sayılı kararı ile davanın açıldığı tarihte henüz 2. madde uygulamasının kesinleşmediği, davanın bu çalışmaya itiraz niteliği taşıdığı, bu nedenle uzman bilirkişiler eliyle taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediğinin araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın da Orman Yönetimince temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/12/2007 tarih, 2007/ 11089 – 17222 sayılı ilamında özetle “Dava 2. madde uygulamasına itiraz olduğu halde Hazinenin davaya katılımı sağlanmamıştır. Öncelikle husumet yaygınlaştırılmalıdır. Yapılan uygulamaya göre taşınmazın orman bütünlüğü içinde bulunduğu, 1968 ve 1993 tarihli hava fotoğraflarında dahi büyük bölümünün orman olarak göründüğü, üzerinden insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşebileceği ve halen orman niteliğini tam olarak kaybetmediği anlaşıldığından taşınmazın orman sınırları içine alınmasına karar verilmesi, tapu iptali- tescil ve el atmanın önlenmesi davası yönünden ise kadastro mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmesi gerektiği” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak Hazine davaya dahil edilmiş; davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespitine, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hüküm dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/02/2009 tarih, 2008/ 9511 – 2009/ 3200 sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak taşınmazın orman sınırları içine alınması yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilip karar düzeltilerek onanmıştır. Dava asliye hukuk mahkemesine aktarılmış, mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalı …’in el atmasının önlenmesine karar verilmiştir. Bu karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
2012/6292 – 2012/9074
Dava, tapu iptali – tescil ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu; 23/11/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde; 27/02/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Yörede genel arazi kadastro işlemi ise 1964 yılında yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.